Ergen (12-18 yaş)

Çocuk ve Ergenlerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu

10 dakikalık okuma Psikolog Esra Gamgam Gökdemir 15 dk ücretsiz ön görüşme
Çocuk ve Ergenlerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Aradan aylar geçti. Ev toparlandı, okul açıldı, hayat dışarıdan bakınca normale döndü. Ama oğlunuz hâlâ kendi odasında uyumuyor. Ani bir ses duyduğunda yerinden sıçrıyor. Geceleri uyanıyor. O konu açıldığında odadan çıkıyor, "konuşmak istemiyorum" diyor. Siz de konuşmuyorsunuz, çünkü üzülmesini istemiyorsunuz.

Belki de tam tersi oluyor: küçük kızınız o günü tekrar tekrar oynuyor. Oyuncaklarla aynı sahneyi kuruyor, yıkıyor, yeniden kuruyor. Siz de bunu görünce ne yapacağınızı bilemiyorsunuz.

İkisi de çocukların zor bir yaşantıyı taşıma biçimi. Ve baştan söyleyeyim: çocuğunuzun bu tepkileri göstermesi sizin bir şeyi yanlış yapmanızdan kaynaklanmıyor. Zor bir olaydan sonra tepki vermek, insan olmanın doğal parçası. Asıl konuştuğumuz şey, bu tepkilerin zamanla azalıp azalmadığı.

Travma sonrası stres bozukluğu nedir?

Travma sonrası stres bozukluğu, hayatı tehdit eden ya da çok sarsıcı bir olayın ardından ortaya çıkan ve belirli bir süreden sonra da devam eden tepkiler bütünü. Çocuklarda deprem, trafik kazası, yangın, ağır bir hastalık süreci, yakın birinin kaybı ya da bir olaya tanıklık etmek bu tabloyu başlatabiliyor.

Burada en önemli ayrım şu: olaydan sonraki ilk haftalarda ortaya çıkan uyku sorunları, korkular, ebeveyne yapışma, sinirlilik ve dikkat dağınıklığı beklenen tepkiler. Çocuğun ruh sağlığının bozulduğunu değil, zor bir şeyi işlemeye çalıştığını gösteriyor. Bu tepkilerin büyük kısmı ilk aylar içinde kendiliğinden azalıyor.

Tepkiler yaklaşık bir ayı geçip azalmıyorsa, hatta artıyorsa ve çocuğun okulunu, uykusunu ve ilişkilerini daraltmaya başladıysa, artık travma sonrası stres bozukluğundan söz edebiliyoruz. Bu tanıyı koyacak kişi çocuk ve ergen psikiyatristidir. Benim rolüm değerlendirme yapmak, aileye eşlik etmek ve terapi sürecini yürütmek.

Kısa ayrım: Olaydan sonraki ilk haftalarda anne babasının yanında uyumak isteyen, ama zamanla kendi odasına dönen çocuk beklenen bir süreç yaşıyor. Dördüncü ayda hâlâ tek başına uyuyamayan, okula gitmek istemeyen ve olayı hatırlatan her şeyden kaçınan çocuk ise destek almaktan fayda görüyor.

Belirtileri neler?

Belirtiler üç ana grupta toplanıyor. Çocuklarda bunlara bir dördüncüsü ekleniyor.

Yeniden yaşantılama. Olayın zihne istem dışı geri gelmesi:

  • Tekrarlayan kâbuslar, gece uyanmaları
  • Olayla ilgili görüntü ve seslerin aniden zihinde belirmesi
  • Hatırlatıcı bir ses ya da koku duyduğunda yoğun huzursuzluk

Kaçınma. Hatırlatan her şeyden uzak durma:

  • Konu açıldığında odadan çıkma, konuşmayı reddetme
  • Belirli yerlere gitmek, belirli araçlara binmek istememe
  • Duygularını kapatma, "iyiyim" deyip geçme
  • Eskiden sevdiği etkinliklerden çekilme

Aşırı uyarılmışlık. Bedenin sürekli tetikte kalması:

  • Ani seslere abartılı irkilme
  • Uykuya dalamama, sık uyanma
  • Sinirlilik, öfke patlamaları, kavgalarda artış
  • Dikkatini toplayamama, derste dalıp gitme

Çocuklarda oyunda tekrar. Küçük yaş grubunda travma sözle değil, oyunla anlatılıyor. Aynı sahnenin defalarca kurulup bozulması, çizimlerde aynı temanın dönmesi, oyuncaklarla aynı senaryonun tekrarlanması sık görülen bir biçim. Ayrıca gerileme belirtileri, yani alt ıslatma, bebeksi konuşma ya da yeniden emzik isteme ortaya çıkabiliyor.

Ergenlerde tablo biraz farklı görünüyor: geri çekilme, okul başarısında düşüş, öfke, riskli davranışlar ve bedensel şikâyetler öne çıkabiliyor.

İlk haftalarda beklenenZamanla sürerse konuşulması gereken
Anne babanın yanında uyumak istemekAylar geçtiği halde tek başına hiç uyuyamamak
Olayı sık sık sormak, anlatmak istemekKonu her açıldığında odayı terk etmek, tamamen susmak
Ani seslerde irkilmekGün boyu tetikte kalmak, küçük seslerde panik yaşamak
Birkaç gün okula gitmek istememekDevamsızlığın sürmesi, notların belirgin düşmesi
Sinirlilik ve ağlamaklı olmakÖfke patlamalarının artması, arkadaşlardan uzaklaşmak

Sağdaki sütun bir tanı listesi değil, bir dikkat listesi. Buradaki maddelerden birkaçı bir arada ve aylardır sürüyorsa, bir değerlendirme görüşmesi yapmak yerinde oluyor.

Neden bazı çocuklarda daha ağır seyrediyor?

Aynı olayı yaşayan iki çocuk çok farklı tepkiler verebiliyor. Bunu belirleyen birkaç etken var:

  • Olayın yakınlığı ve süresi. Doğrudan yaşamak, uzun süre maruz kalmak ya da bir yakınını kaybetmiş olmak riski artırıyor.
  • Olay sonrası düzenin bozulması. Ev değişikliği, okulun kesintiye uğraması, ailenin dağılması, çocuğun toparlanmasını zorlaştırıyor.
  • Ebeveynin kendi durumu. Ailede yoğun bir sarsıntı varsa çocuk bunu hissediyor. Bu bir suçlama değil; ailenin de desteklenmesi gereken bir tablo.
  • Çocuğun daha önceki yaşantıları. Önceki kayıplar ya da kaygı öyküsü yatkınlığı artırabiliyor.
  • Konuşabilecek bir alanın olması. Sorulduğunda anlatabilen, susmak istediğinde susmasına izin verilen çocuk daha kolay toparlanıyor.

Ne zaman uzman desteği almalı?

Şu üç başlık yol gösteriyor:

  • Süre: Belirtiler yaklaşık bir ayı geçti mi ve azalma göstermiyor mu?
  • Yön: Zaman geçtikçe hafifliyor mu, yoksa aynı kalıyor ya da artıyor mu?
  • İşlev: Okul, uyku, arkadaşlık ve ev düzeninden en az ikisi belirgin biçimde etkilenmiş mi?

Ayrıca çocuk kendine zarar verme ya da yaşamak istememe yönünde bir şey söylüyorsa, bu beklenmeyecek bir konu. Böyle bir durumda hemen bir uzmana başvurun, acil bir tehlike hissediyorsanız 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramak abartı değil, doğru olan şey. Olayın içinde istismar şüphesi varsa ALO 183 Sosyal Destek Hattı'nı arayabilirsiniz.

Nasıl çalışıyoruz?

Travma sonrası tabloda travma odaklı bilişsel davranışçı terapi ile çalışıyorum. Bu yöntem çocuğu olayı anlatmaya zorlamıyor, tam tersine güvenli bir sıra izliyor.

İlk aşamada güvenlik ve düzen geliyor. Uyku, okul, günlük rutin ve çocuğun sakinleşme becerileri üzerinde çalışıyoruz. Nefes ve gevşeme çalışmaları burada temel oluyor.

İkinci aşamada duyguyu tanıma ve adlandırma var. Çocuk yaşadığı şeyi ancak adlandırabildiğinde taşıyabiliyor. Küçük yaş grubunda bunu oyun terapisi içinden yürütüyorum, çünkü çocuk anlatamadığını oynayabiliyor.

Üçüncü aşamada, çocuk hazır olduğunda ve kendi hızında, olayla ilgili anlatı üzerinde çalışılıyor. Amaç anıyı silmek değil, o anının bugünkü hayatı ele geçirmesini durdurmak. Dördüncü aşamada kaçınılan durumlara kademeli dönüş ve ailenin sürece katılması geliyor.

Aile görüşmeleri bu süreçte ayrı bir başlık. Çocuğun toparlanmasında en güçlü etkenlerden biri, evdeki yetişkinin sakin ve öngörülebilir olabilmesi. Bunun için ailenin de desteğe ihtiyacı olabiliyor ve bu son derece anlaşılır.

Terapi odasında olayın ayrıntılarını konuşmuyoruz, çocuğun taşıdığı yükü konuşuyoruz. Bu ayrım benim için önemli. Amaç yaşananı yeniden yaşatmak değil, çocuğun o anıyla bugün kurduğu ilişkiyi değiştirmek. Bu yüzden hızı her zaman çocuk belirliyor, ben yalnızca sıralamayı kuruyorum.

Okulla iş birliği de çoğu zaman sürecin parçası oluyor. Dikkat dağınıklığı, devamsızlık ya da sınıf içindeki tepkiler konusunda öğretmenin ne yaşandığını bilmesi çocuğun işini kolaylaştırıyor. Bunu her zaman aileden izin alarak ve yalnızca gerekli olduğu kadarını paylaşarak yapıyorum.

Evde yapabilecekleriniz

  • Rutini geri kurun. Aynı yatma saati, aynı sabah düzeni, aynı yemek vakti. Öngörülebilirlik, çocuğa dünyanın yeniden yerine oturduğunu anlatan en güçlü mesaj.
  • Sormasına izin verin, ama zorlamayın. "Anlatmak istersen buradayım" deyin ve bekleyin. Anlatmak istemediğinde ısrar etmeyin, kapıyı açık bırakmak yeterli.
  • Yaşına uygun ve dürüst cevap verin. Ayrıntıya girmeden, sade cümlelerle. Bilmediğiniz bir şey sorulduğunda "bilmiyorum" demek, uydurmaktan iyi.
  • Haber ve görüntüleri sınırlayın. Tekrar tekrar izlenen görüntüler yeniden yaşantılamayı besliyor. Evde açık duran haber kanalı da buna dahil.
  • Oyununa müdahale etmeyin, eşlik edin. Aynı sahneyi tekrar tekrar oynuyorsa bu onun işleme biçimi. Yanında oturun, gerekiyorsa oyuna bir güvenlik öğesi ekleyin.
  • Kendi ihtiyacınızı da görün. Aynı olayı siz de yaşadınız. Kendi desteğinizi almak, çocuğunuza verebileceğiniz en somut şeylerden biri.
  • Yıl dönümlerine hazırlıklı olun. Olayın tarihi yaklaştığında, benzer bir haber duyulduğunda ya da o mevsim geldiğinde belirtiler geçici olarak artabiliyor. Bunu önceden bilmek, o günlerde hem sizi hem çocuğunuzu rahatlatıyor.

Zor bir yaşantıdan sonra çocukların büyük kısmı, doğru destekle iyi bir yere geliyor. Zorlanan bir çocuğun üzerinde çalışıldığında toparlanma kapasitesi gerçekten yüksek. Nasıl ilerleyeceğinizden emin değilseniz, ücretsiz ön görüşmede birlikte bakabiliriz. Acil bir risk söz konusuysa 112 Acil Çağrı Merkezi'ne başvurmaktan çekinmeyin.

Sık sorulan sorular

İlgili çalışma

Bilişsel Davranışçı Terapi hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: Çocuklarda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

WhatsApp'tan yazın Randevu formu

S.S.S.

Sık sorulan sorular

Olaydan sonra çocuğumun korkması normal mi?
İlk haftalarda uyku sorunları, korkular, ebeveyne yapışma ve sinirlilik beklenen tepkiler. Bu tepkilerin büyük kısmı ilk aylar içinde kendiliğinden azalıyor. Yaklaşık bir ayı geçtiği halde azalmıyor, hatta artıyorsa bir değerlendirme görüşmesi öneriyorum.
Çocuğuma olayı konuşturmalı mıyım?
Zorlamak yararlı olmuyor. Konuşmaya hazır olduğunda dinleyeceğinizi bilmesi yeterli. Anlatmak istemediğinde ısrar etmek çoğu zaman kaçınmayı artırıyor. Terapide de anlatı çalışması çocuk hazır olduğunda ve kendi hızında yürütülüyor.
Çocuğum aynı olayı oyununda tekrar tekrar oynuyor, müdahale etmeli miyim?
Oyunda tekrar, küçük yaş grubunda zor bir yaşantının işlenme biçimlerinden biri ve kendi başına kaygı verici değil. Oyunu kesmek yerine yanında kalmayı öneriyorum. Oyun çocuğu her seferinde daha da huzursuz bırakıyorsa ve aylardır aynı biçimde sürüyorsa, bu terapide ele alınabilecek bir konu.
Travma sonrası stres bozukluğu tanısını kim koyar?
Bu tanıyı çocuk ve ergen psikiyatristi koyar, ilaç gerekip gerekmediği de hekimin karar vereceği bir konu. Benim yaptığım iş psikolojik değerlendirme, aileye danışmanlık ve travma odaklı terapi sürecini yürütmek. Gerekli gördüğümde hekime yönlendiriyor, süreci eşgüdüm içinde sürdürüyorum.
Ücretsiz

Karar vermeden önce 15 dakika konuşalım.

Bir terapi sürecine başlamak büyük bir karar. Önce tanışalım: aklınızdaki soruyu anlatın, ben de bu konuda çalışmanın gerekip gerekmediğini, gerekiyorsa nasıl ilerleyeceğimizi açıkça söyleyeyim.

  • Ne konuşuyoruz?Çocuğunuzla ilgili gözleminizi ve endişenizi dinliyorum.
  • Ne alıyorsunuz?Bir çalışma gerekip gerekmediğine dair net bir yanıt.
  • Ne kadar sürüyor?15 dakika. Telefonla ya da görüntülü, size uygun olan nasılsa.

Randevu

Randevu almak için

Ön görüşme 15 dakika sürüyor ve ücretsizdir. Gözlemlerinizi dinliyor, bir çalışmanın gerekip gerekmediğini açıkça paylaşıyorum.

WhatsApp'tan yazın Randevu formunu doldurun +90 538 570 24 27
WhatsApp'tan yazın