Ergen (12-18 yaş)

Ergenlerde Oyun Bağımlılığı: Yasak Neden İşe Yaramıyor?

10 dakikalık okuma Psikolog Esra Gamgam Gökdemir 15 dk ücretsiz ön görüşme
Ergenlerde Oyun Bağımlılığı: Yasak Neden İşe Yaramıyor?

Saat gece bir. Odanın kapısının altından mavi bir ışık sızıyor, kulaklıktan boğuk bir ses geliyor, arada birine "geliyorum, bekle" diye sesleniyor. Kapıyı çalıp "artık yat" diyorsunuz. "Bir tur daha, takımı yarıda bırakamam" diyor. O bir tur yarım saat sürüyor.

Sabah zor kalkıyor. Okula gidiyor ama uykusuz. Akşam "sadece bir saat" diye başlayan oyun üç saate çıkıyor. Şifreyi değiştirdiniz, kabloyu sakladınız, modemi saatli yaptınız. Her seferinde birkaç gün iyi gitti, sonra tartışma bir öncekinden büyük döndü.

Bu sahneyi odamda çok duyuyorum. Ailelerin sorduğu ilk soru genelde aynı: "Çok mu geç kaldık?" Hayır. Yasağın tutmamasının sebebi sizin kararsızlığınız değil. Yasak, oyunun o gencin hayatında neyin yerini tuttuğuna hiç dokunmadığı için tutmuyor.

Oyun bağımlılığı nedir, ne değildir?

Çok oyun oynamak tek başına bağımlılık demek değil. Ergenlik, yoğun ilgi alanlarının dönemi. Bir gencin haftanın birkaç akşamı arkadaşlarıyla oyun oynaması, turnuvaları takip etmesi, oyun üzerine saatlerce konuşması yaşına göre beklenen bir şey.

Konuşmamız gereken yer başka: oyun, hayatın diğer alanlarını kenara itmeye başladığında. Uyku kısalıyorsa, dersler düşüyorsa, yüz yüze arkadaşlıklar seyreliyorsa, yemek ve duş gibi temel düzen bozuluyorsa, oyun oynayamadığı saatlerde huzursuzluk ve öfke belirginleşiyorsa, artık bir alışkanlıktan fazlasını konuşuyoruz.

Şunu da açık söyleyeyim: oyun oynama bozukluğu tanısını koyacak kişi çocuk ve ergen psikiyatristidir. Ben değerlendirme yapar, ailenin ve gencin süreçle ne yaşadığını anlar, terapi sürecini yürütürüm. Tanı gerekiyorsa hekime yönlendiririm.

Kısa ayrım: Sınav haftası bitince oyunu kendi isteğiyle azaltabilen bir genç yoğun bir ilgi yaşıyor. Azaltmayı denediğinde huzursuzlanan, uykusundan ve arkadaşlarından vazgeçen, oyunu bıraktığında yerine koyacak hiçbir şeyi olmayan genç ise destek almaktan fayda görüyor.

Belirtileri neler?

Belirtiler tek tek bakıldığında masum görünebiliyor. Birlikte ve süreklilik göstererek ortaya çıktıklarında anlam kazanıyorlar:

  • Oyun süresinin sürekli uzaması, "on dakika" sözünün hiç tutmaması
  • Oyun kesildiğinde beklenenden şiddetli öfke, ağlama ya da uzun süren küslük
  • Gece geç saatlere kayan uyku, sabah kalkamama, gün içinde uyuklama
  • Not düşüşü, ödevlerin son ana kalması, okul devamsızlığı
  • Yüz yüze görüşmelerin azalması, aile sofrasından çekilme
  • Oyunda geçen süreyi olduğundan az söyleme, gizlice oynama
  • Oyun harcamalarının kontrolden çıkması
  • Oyun oynamadığı zamanlarda huzursuzluk, "sıkıldım" cümlesinin sürekliliği

Belirleyici olan maddelerin sayısı değil, sürenin uzaması ve hayatın daralması.

Neden oluyor?

Ailelerin çoğu sebebi oyunun kendisinde arıyor. Oysa oyun genellikle bir sonuç, tek başına bir sebep değil.

  • Oyun ergen için bir sosyal alan. Ekranın karşısında yalnız görünüyor olabilir, ama çoğu zaman kulaklığın ucunda arkadaşları var. Oyunu kapatmasını istediğinizde, ona göre odadan çıkmasını değil, arkadaş ortamından kalkmasını istemiş oluyorsunuz.
  • Başarı duygusu. Okulda emeğin karşılığı aylar sonra geliyor, oyunda dakikalar içinde. Kendini yetersiz hisseden bir genç için bu fark büyük.
  • Kaygı ve kaçınma. Sınav kaygısı, sosyal kaygı ya da çökkün bir ruh hali olan gençlerde oyun, düşünceleri susturan bir yer haline gelebiliyor.
  • Sıkıntıyla baş etme becerisinin dar kalması. Can sıkıntısına dayanmayı öğrenmemiş bir genç için ekran en hızlı çıkış yolu.
  • Uyku düzeninin bozulması. Geç yatan genç yorgun kalkıyor, yorgun genç derse tutunamıyor, tutunamayan genç akşam yine oyuna dönüyor. Döngü kendi kendini besliyor.

Bu yüzden odamda süreyi konuşmadan önce şunu soruyorum: oyun bu gencin hayatında neyin yerine geçiyor? Arkadaşlığın mı, başarının mı, sakinleşmenin mi, yoksa hepsinin birden mi? Cevap, kuracağımız planın yönünü belirliyor. Aynı üç saat, arkadaşlarıyla konuşmak için oyuna giren bir gençte başka, ödevden kaçmak için giren bir gençte başka anlama geliyor. Planı da ona göre kuruyoruz.

Süreye bakmakYerine geçen şeye bakmak
"Günde üç saat oynuyor.""Üç saatin ikisi arkadaşlarıyla konuşmak için."
"Hafta sonu hiç kalkmıyor.""Hafta sonu gidebileceği bir yer, çağıran bir arkadaş yok."
"Ödevden kaçıyor.""Matematikte bunaldığı için başlamıyor, oyun ertelemeyi kolaylaştırıyor."
"Kapatınca sinirleniyor.""Sakinleşmek için başka bir yolu yok."

Uyku ve okul: en hızlı bozulan iki alan

Oyunun hayatı daraltmaya başladığını gösteren ilk iki işaret genellikle uyku ve okul oluyor. İkisi de sessizce bozuluyor, bu yüzden aileler çoğu zaman aylar sonra fark ediyor.

Uyku tarafında olan şu: akşam saatlerinde ekran karşısında geçen zaman, hem uykuya dalmayı geciktiriyor hem de zihni oyunun heyecanıyla açık tutuyor. Genç yatağa girdiğinde bile kafası oyunda kalıyor. Bir iki hafta içinde uyku saati geriye kayıyor, sabahlar zorlaşıyor. Ergenlik döneminde uyku ihtiyacı zaten yetişkininkinden fazla, kısalan her saat gün içindeki dikkate ve ruh haline doğrudan yansıyor.

Okul tarafı da bu döngünün devamı. Uykusuz giden bir genç derste tutunamıyor, tutunamayınca ders sıkıcı hale geliyor, akşam yine kendini iyi hissettiği yere, yani oyuna dönüyor. Notlar düştükçe evde tartışma artıyor, tartışma arttıkça genç odasına daha çok kapanıyor.

Bu yüzden bir aileyle çalışmaya başladığımızda ilk ele aldığımız şey çoğu zaman süre değil, uyku saati oluyor. Uyku toparlandığında diğer başlıklar da kolaylaşıyor.

Ne zaman uzman desteği almalı?

Net bir saat sınırı vermiyorum, çünkü aynı süre iki gençte aynı şey anlamına gelmiyor. Şu üç başlığa bakmak daha yol gösterici:

  • Süre: Durum yaklaşık üç aydır sürüyor ve azalma yok mu?
  • İşlev: Uyku, okul, arkadaşlık ya da aile ilişkisinden en az ikisi belirgin biçimde etkileniyor mu?
  • Kontrol: Genç kendi isteğiyle azaltmayı denediğinde başarısız oluyor ve bundan kendisi de rahatsız mı?

Üçünden ikisi varsa beklemek yerine konuşmayı öneriyorum. Ayrıca oyunun yanında uzun süren mutsuzluk, umutsuzluk cümleleri ya da kendine zarar verme düşüncesi varsa, bu bekleyecek bir konu değil. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun, acil bir tehlike hissediyorsanız 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramak abartı değil, doğru olan şey.

Nasıl çalışıyoruz?

Oyun bağımlılığında ekranı hedef alan bir çalışma nadiren tutuyor. İki koldan ilerliyorum.

Gençle: Bilişsel davranışçı terapi burada iyi işliyor. Önce gencin kendi verisini topluyoruz: hangi saatlerde, hangi ruh haliyle oyuna giriyor, kapattığında ne hissediyor. Sonra kaçınılan alanla, yani ertelenen ödevle, girilemeyen sosyal ortamla, konuşulamayan kaygıyla küçük adımlarla çalışıyoruz. Süre azaltma bu işin sonunda geliyor, başında değil.

Aileyle: Ebeveyn danışmanlığında evdeki kuralın nasıl konulduğunu konuşuyoruz. Ani ve tek taraflı yasaklar, gencin ailesiyle kurduğu bağı zedeleyip oyunu daha da kıymetli hale getiriyor. Bunun yerine birlikte yazılan, kademeli ve öngörülebilir bir düzen kuruyoruz.

Gerekli gördüğümde dikkat ve öğrenme tarafını da değerlendiriyorum, çünkü derse tutunamayan bazı gençlerde asıl zorlanma dikkat alanında oluyor.

Evde yapabilecekleriniz

  • Ekran sözleşmesi yapın. Tek taraflı kural yerine birlikte yazılan bir metin. İçinde hangi saatlerde oynanacağı, hangi saatte cihazların ortak alana bırakılacağı, ödev ve uyku şartı ve kural bozulursa ne olacağı yazılı olsun. İkiniz de imzalayın, buzdolabına asın.
  • Kesme değil, iniş yapın. "Beş dakikaya kapat" yerine "bu maç bitince kapatıyoruz" deyin. Ortadan kesilen bir oyun, gence takımını yüzüstü bırakmak gibi geliyor.
  • Yatak odasını ekransız tutun. Uyku düzeni bu işin can damarı. Cihazlar gece boyunca odanın dışında şarj olsun, bu kural evdeki herkes için geçerli olsun.
  • Boşluğu doldurun. Oyundan alınan saatin yerine bir şey koymadan yapılan her kısıtlama geri tepiyor. Spor, müzik, bir kurs, hafta sonu buluşulacak bir arkadaş.
  • Oyununa ilgi gösterin. Yanına oturup ne oynadığını sorun, bir kez birlikte oynayın. Bu, konuşma kapısını beklediğinizden hızlı açıyor.
  • Kendi ekran alışkanlığınıza bakın. Yemekte telefonu bırakmayan bir evde ekran kuralı ikna edici olmuyor.

Bu adımlar birkaç günde sonuç vermez. Ama tutarlı uygulandığında, evdeki tartışmanın tonu genellikle ilk birkaç haftada değişmeye başlıyor. Emin olamıyorsanız, ücretsiz ön görüşmede durumu birlikte değerlendirebiliriz.

Sık sorulan sorular

İlgili çalışma

Bilişsel Davranışçı Terapi hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: Çocuklarda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

WhatsApp'tan yazın Randevu formu

S.S.S.

Sık sorulan sorular

Günde kaç saat oyun fazla sayılır?
Tek bir sayı vermek yanıltıcı oluyor, çünkü aynı süre iki gençte farklı anlama geliyor. Uykusu, dersleri ve arkadaşlıkları yerinde olan bir gencin iki saati sorun değilken, bunların bozulduğu bir gencin bir saati bile konuşulmayı hak ediyor. Süreye değil, oyunun neyin yerine geçtiğine bakmayı öneriyorum.
İnterneti tamamen kesmek çözüm olur mu?
Kısa vadede süreyi düşürür, uzun vadede genellikle geri teper. Ani ve tek taraflı kesme, gencin arkadaş ortamından koparıldığını hissetmesine ve evdeki iletişimin kopmasına yol açıyor. Kademeli ve birlikte yazılmış bir düzen daha kalıcı sonuç veriyor.
Oyun bağımlılığı gerçek bir tanı mı?
Oyun oynama bozukluğu uluslararası sınıflandırmalarda yer alan bir başlık, ancak bu değerlendirmeyi yapacak kişi çocuk ve ergen psikiyatristi. Benim yaptığım iş değerlendirme, aile desteği ve terapi süreci. Tanı ya da ilaç gerekiyorsa bu hekimin karar vereceği bir konu.
Çocuğum oyunu bırakınca çok sinirleniyor, bu normal mi?
Kısa süreli bir hoşnutsuzluk beklenen bir tepki, özellikle oyun ortadan kesildiyse. Ancak tepki şiddetli, uzun süreli ve tekrarlayıcıysa, oyunun sakinleşme aracı haline geldiğini düşünürüz. Bu durumda asıl çalışılması gereken şey, gencin başka sakinleşme yolları kazanması.
Ücretsiz

Karar vermeden önce 15 dakika konuşalım.

Bir terapi sürecine başlamak büyük bir karar. Önce tanışalım: aklınızdaki soruyu anlatın, ben de bu konuda çalışmanın gerekip gerekmediğini, gerekiyorsa nasıl ilerleyeceğimizi açıkça söyleyeyim.

  • Ne konuşuyoruz?Çocuğunuzla ilgili gözleminizi ve endişenizi dinliyorum.
  • Ne alıyorsunuz?Bir çalışma gerekip gerekmediğine dair net bir yanıt.
  • Ne kadar sürüyor?15 dakika. Telefonla ya da görüntülü, size uygun olan nasılsa.

Randevu

Randevu almak için

Ön görüşme 15 dakika sürüyor ve ücretsizdir. Gözlemlerinizi dinliyor, bir çalışmanın gerekip gerekmediğini açıkça paylaşıyorum.

WhatsApp'tan yazın Randevu formunu doldurun +90 538 570 24 27
WhatsApp'tan yazın