Banyodaki su sesi yine uzadı. Yirmi dakika oldu, çıkmıyor. Çıktığında elleri kızarmış oluyor. Sonra yatmadan önce kapıyı kontrol ediyor, bir kez, iki kez, üç kez. Ve size dönüp soruyor: "Kilitledim, değil mi?" Siz de her akşam olduğu gibi "kilitledin, ben de baktım" diyorsunuz. O da o cümleyi duymadan yatağa girmiyor.
Başta ufak bir titizlik gibi görünmüştü. Şimdi akşam rutini bir saati buluyor ve o rutine siz de dahil oldunuz. "Yapma" dediğinizde huzursuzlaşıyor, ağlıyor, bazen öfkeleniyor. Siz de kavga çıkmasın diye sözü söylüyorsunuz. Sonra kendinizi sorguluyorsunuz: yanlış mı yapıyorum?
Baştan söyleyeyim, siz zalimlik olmasın diye o cümleyi söylüyorsunuz ve bu son derece anlaşılır. Ama obsesif kompulsif bozukluğun en tuhaf yanlarından biri şu: rahatlatmak için yapılan şey, çoğu zaman tabloyu büyütüyor. Bu, sizin bir şeyi yanlış yapmanızdan kaynaklanmıyor, OKB'nin çalışma biçiminden kaynaklanıyor.
OKB nedir?
Obsesif kompulsif bozukluk, istenmeden gelen ve rahatsız eden düşüncelerle, o düşüncelerin yarattığı huzursuzluğu azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışların oluşturduğu bir tablo. İki parçası var ve ikisini ayırmak süreci anlamayı kolaylaştırıyor.
| Obsesyon | Kompulsiyon |
|---|---|
| İstenmeden gelen düşünce, görüntü ya da dürtü | Huzursuzluğu azaltmak için yapılan davranış ya da zihinsel eylem |
| Kaygıyı yükseltir | Kaygıyı kısa süreliğine düşürür |
| "Ellerim kirli, hastalık bulaşacak" | Tekrar tekrar el yıkama |
| "Kapıyı açık bıraktım, eve biri girecek" | Kapıyı defalarca kontrol etme |
| "Aileme kötü bir şey olacak" | Belirli bir cümleyi içinden tekrarlama, sayı sayma |
| "Bir yanlışlık var, doğru hissetmiyorum" | Eşyaları belirli bir düzene sokma, işlemi baştan yapma |
Kompulsiyon işe yarıyor, ama sadece birkaç dakika. Sonra düşünce geri geliyor ve bu kez kompulsiyona daha çok ihtiyaç duyuluyor. Böylece kısa bir rahatlama, giderek uzayan bir rutine dönüşüyor.
Şunu net söyleyeyim: OKB tanısını koyacak kişi çocuk ve ergen psikiyatristidir. İlaç gerekip gerekmediği de hekimin karar vereceği bir konu. Benim yaptığım iş değerlendirme, aile danışmanlığı ve terapi sürecini yürütmek.
Kısa ayrım: Eşyalarını düzenli tutmayı seven, düzeni bozulunca kısa süre rahatsız olup devam eden çocuk titiz. Düzen bozulduğunda gün içindeki her şeyi durduran, işlemi baştan yapmak zorunda hisseden ve bu yüzden okula geç kalan çocuk ise destek almaktan fayda görüyor.
Belirtileri neler?
Çocuklar ve ergenler takıntılarını çoğu zaman saklıyor, çünkü kendilerine tuhaf geldiğini biliyorlar. Bu yüzden aileler önce davranışı fark ediyor:
- Banyoda, tuvalette ya da el yıkamada geçen sürenin belirgin uzaması
- Kapı, ocak, çanta gibi şeyleri tekrar tekrar kontrol etme
- Eşyaların belirli bir sırada durması konusunda ısrar, bozulunca yoğun huzursuzluk
- Aynı soruyu tekrar tekrar sorma, aynı cevabı duyma ihtiyacı
- Bazı sayılara, kelimelere ya da renklere yüklenen özel anlamlar
- Ödevi silip silip yeniden yazma, sayfayı yırtma, bitirememe
- Belirli yerlere dokunmaktan, belirli eşyaları kullanmaktan kaçınma
- Rutin bozulduğunda beklenenden şiddetli tepki
- Ellerde kızarıklık, çatlama gibi tekrarlayan yıkamaya bağlı izler
Bu davranışların bir kısmı okul öncesi dönemde gelişimin beklenen parçası olabiliyor. Belirleyici olan, davranışın süre alması, çocuğu huzursuz etmesi ve günlük hayatı daraltması.
Ailenin ritüele katılması: aile uyumu
Bu başlık odamda en çok konuştuğum konu. Aile uyumu, ailenin çocuğun huzursuzluğunu azaltmak için ritüele katılması ya da onu kolaylaştırması anlamına geliyor.
Somut hali şöyle görünüyor: her akşam aynı güvence cümlesini söylemek, çocuk yerine kapıyı kontrol etmek, eve girer girmez kıyafetleri değiştirmek, çocuğun dokunmadığı eşyalara siz dokunmak, sabah rutininin uzaması için erken kalkmak, misafir çağırmaktan vazgeçmek.
Her biri sevgiden doğuyor. Ama toplamda OKB'ye şu mesajı veriyor: bu ritüel olmadan bu evde hayat yürümüyor. Ritüel güçlendikçe alanı genişliyor ve bir süre sonra ailenin gündelik düzeni takıntının etrafına kuruluyor.
Bu yüzden terapide çocukla çalışırken ailenin de kendi adımlarını atması gerekiyor. Aile uyumunu azaltmak, ani bir kesme değil, planlı ve kademeli bir geri çekilme. Bunu hiçbir zaman aileyi suçlayarak değil, birlikte bir plan kurarak yapıyorum.
Kardeşler de bu tabloya dahil oluyor. Evdeki düzen takıntının etrafına kurulduğunda, kardeş de belirli eşyalara dokunmamayı, belirli saatlerde banyoyu kullanmamayı öğreniyor. Aileyle çalışırken bu tarafı da konuşuyoruz, çünkü diğer çocuğun hayatının daralması sürecin görünmeyen bir maliyeti oluyor.
Neden oluyor?
Tek bir sebep yok. Genellikle birkaç etken bir araya geliyor:
- Biyolojik yatkınlık. Ailede OKB ya da kaygı bozukluğu öyküsü olması yatkınlığı artırabiliyor.
- Belirsizliğe tahammülün düşük olması. "Emin olamıyorum" duygusuna dayanmak, OKB'de en zorlanılan yer.
- Aşırı sorumluluk duygusu. Kötü bir şey olursa bunun kendi yüzünden olacağını düşünen çocuk, kontrol etmekten vazgeçemiyor.
- Stresli bir dönem. Taşınma, okul değişikliği, ailede hastalık ya da kayıp, belirtileri başlatabiliyor veya artırabiliyor.
- Ritüelin öğrenilmesi. Kompulsiyon her yapıldığında rahatlama geldiği için, beyin bu davranışı işe yarayan bir çözüm olarak kaydediyor.
Ne zaman uzman desteği almalı?
Şu üçüne bakmanızı öneriyorum:
- Süre: Ritüeller günde yaklaşık bir saatten fazla zaman alıyor mu?
- Sıkıntı: Çocuk bunlardan kendisi de rahatsız mı, engellendiğinde belirgin huzursuzluk yaşıyor mu?
- İşlev: Okula geç kalma, ödev bitirememe, arkadaş görüşmelerinden çekilme gibi sonuçlar var mı?
İkisi varsa beklemeden bir görüşme ayarlamayı öneriyorum. OKB, üzerinde çalışılmadığında zamanla alanını genişletme eğiliminde olan bir tablo, erken başlanan çalışma süreci belirgin biçimde kısaltıyor.
Ailelerin bir kısmı "biraz daha bekleyelim, belki geçer" diyor. Bazı hafif takıntılar gerçekten kendiliğinden azalıyor. Ama ritüel evin düzenini biçimlendirmeye başladıysa, beklemek genellikle tabloyu büyüten bir seçenek oluyor. Emin olamıyorsanız bir değerlendirme görüşmesi yaptırmanın neredeyse hiç zararı yok, gerek yoksa bunu size açıkça söylüyorum.
Nasıl çalışıyoruz?
OKB'de bilişsel davranışçı terapinin içinde yer alan maruz bırakma ve tepki önleme çalışmasını kullanıyorum. Kısaca ERP olarak geçiyor.
Mantığı şu: çocuk, kaygıyı tetikleyen duruma kademeli olarak yaklaşıyor ve o an ritüeli yapmadan bekliyor. Örneğin kapı bir kez kontrol ediliyor, ikinci kontrol yapılmıyor. İlk dakikalarda kaygı yükseliyor, sonra kendiliğinden düşüyor. Bu tekrarlandıkça çocuk şunu öğreniyor: ritüel yapılmasa da kaygı geçiyor ve korkulan şey olmuyor.
Bu çalışmayı asla ani ve zorlayıcı biçimde yapmıyorum. Çocukla birlikte kolaydan zora bir basamak listesi hazırlıyoruz ve her basamağı o hazır olduğunda çıkıyoruz. Küçük yaş grubunda oyunun içinden ilerleyerek çalışıyorum, çünkü çocuk için bu şekilde daha taşınabilir oluyor.
Çalışmanın başında çocuğa OKB'nin nasıl çalıştığını da anlatıyorum. Takıntının bir tehlike alarmı gibi çalıştığını, alarmın yanlış çaldığını ve her seferinde koşup baktığımızda alarmın daha çok öttüğünü kendi diliyle anladığında, ERP basamakları ona mantıklı gelmeye başlıyor. Anlamadığı bir şeye direnmesi son derece doğal, anladığı bir şeye ise ortak oluyor.
Aile görüşmeleri bu süreçte tercih değil, gereklilik. Aile uyumunu azaltma planını, evdeki güvence cümlelerini ve kriz anlarında ne yapılacağını birlikte belirliyoruz.
Evde yapabilecekleriniz
- Çocuğu değil, OKB'yi hedef alın. "Yine mi başladın" yerine "bu, o takıntının sana söylettiği şey, ikimiz de biliyoruz" demeyi deneyin. Bazı ailelerle takıntıya bir isim veriyoruz, bu çocuğun kendini suçlamasını azaltıyor.
- Güvence cümlesini kademeli azaltın. Bir gecede kesmeyin. Önce günde üç kez, sonra bir kez, sonra "buna bugün cevap verdik" cümlesi.
- Ritüele katılmayı yavaşça bırakın. Hangi rutinden başlayacağınıza terapide birlikte karar verin, en zor olandan başlamayın.
- Kaygının geçmesine izin verin. Ritüel yapılmadığında çocuk huzursuzlanacak. Yanında kalın, konuyu değiştirin, bekleyin. Kaygı kendiliğinden düşüyor.
- Çabayı görün, sonucu değil. "Bugün bir kez daha kontrol etmemek için uğraştın, bunu fark ettim" cümlesi, "aferin, hiç yapmadın" cümlesinden daha işe yarıyor.
- Kötü günler olacağını baştan kabul edin. Sınav dönemi, hastalık ya da stresli haftalarda belirtiler artabiliyor. Bu, sürecin başarısız olduğu anlamına gelmiyor.
OKB üzerinde çalışılabilen ve çoğu çocuğun belirgin biçimde rahatladığı bir alan. Evdeki rutin takıntının etrafına kurulmaya başladıysa, ücretsiz ön görüşmede nereden başlayabileceğimizi konuşabiliriz.
Sık sorulan sorular
İlgili çalışma
Bilişsel Davranışçı Terapi hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: Çocuklarda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)



