Ergen (12-18 yaş)

Ergende İntihar Riski: Ailelere Sakin Bir Rehber

9 dakikalık okuma Psikolog Esra Gamgam Gökdemir 15 dk ücretsiz ön görüşme
Ergende İntihar Riski: Ailelere Sakin Bir Rehber

Önce bunu okuyun: Çocuğunuzun kendisine zarar verme riski altında olduğunu düşünüyorsanız beklemeyin. 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Yanında kalın ve yalnız bırakmayın. Aramak abartı değil, doğru olan şey.

Mutfakta bulaşıkları yıkıyordunuz. Arkanızdan geçerken, sanki havadan sudan bir şey söyler gibi bir cümle kurdu. "Bazen hiç olmasam daha iyi olurdu diye düşünüyorum." Sonra odasına gitti. Siz ellerinizi kuruladınız ve orada, tezgâhın önünde bir süre öylece kaldınız.

Böyle bir cümleyi duyan hiçbir anne baba ne yapacağını bilerek duymuyor. Panik, "yanlış bir şey söylersem" korkusu, sonra da "belki abartıyorum" düşüncesi peş peşe geliyor. Bu yazıyı, o tezgâhın önünde durduğunuz anda elinizde bir şey olsun diye yazdım.

Baştan iki şey söyleyeyim. Birincisi: bu, sizin bir şeyi yanlış yapmanızdan kaynaklanmıyor. İkincisi: bu tür cümleleri ciddiye almak ve konuşmayı açmak, durumu kötüleştirmiyor. Tam tersini yapıyor.

Bu yazı ne anlatıyor, ne anlatmıyor?

Bu yazıda yöntem, ayrıntı, sayı ya da örnek yok. Bilerek yok. Böyle bir metnin ailelere faydası uyarı işaretlerini tanıtmak, konuşmayı açmayı kolaylaştırmak ve doğru kapıyı göstermekten geçiyor. Ayrıntı vermek yardım etmiyor.

Ergende kendine zarar verme düşüncesi, çoğu zaman ölme isteğinden çok, dayanılmaz hissedilen bir acının durmasını isteme hali olarak ortaya çıkıyor. Genç bir çıkış göremiyor ve o an düşünme alanı daralıyor. Bu daralma geçici. Yardım, tam olarak o daralmış alanı yeniden genişletmeye yarıyor.

Bir de şunu bilin: risk sabit bir şey değil. Gencin hayatındaki destek, uyku, ilişkiler ve alınan profesyonel yardım tabloyu değiştiriyor. Bu yüzden "bir kere böyle bir şey söyledi, artık hep böyle olacak" diye düşünmenize gerek yok.

Uyarı işaretleri neler?

Her genç aynı şekilde göstermiyor ve bazen hiç göstermiyor. Yine de aşağıdakiler, özellikle birkaçı bir arada ve gencin her zamanki halinden ayrılan bir değişim olarak ortaya çıkıyorsa, dikkatle karşılanmayı hak ediyor:

  • Ölümle, yok olmakla, "olmasam daha iyi olur" ile ilgili sözler; şaka gibi söylenmiş olsalar bile
  • Umutsuzluk ifadeleri: "hiçbir şey değişmeyecek", "artık anlamı yok", "yoruldum"
  • Kendine dair sert ve suçlayıcı cümlelerin artması
  • Yakın çevreden, arkadaşlardan ve sevdiği etkinliklerden belirgin biçimde çekilme
  • Uyku ve iştahta süren değişimler, gün boyu tükenmişlik
  • Değer verdiği eşyalarını dağıtması, vedalaşır gibi mesajlar yazması
  • Kendine zarar verme davranışının ortaya çıkması ya da artması
  • Alkol veya madde kullanımının başlaması
  • Uzun süren çökkünlüğün ardından açıklanamayan, ani bir sakinleşme
  • Yakın zamanda yaşanmış bir kayıp, ayrılık, ağır bir utanç ya da akran zorbalığı

Son iki madde en çok gözden kaçanlar. Ani sakinleşme rahatlatıcı görünebiliyor, ama bazen gencin bir karara varmış olmasıyla ilgili. Bu yüzden "artık düzeldi" diye rahatlamak yerine konuşmayı sürdürmek gerekiyor.

Neden ortaya çıkıyor?

Tek bir sebep yok ve arayacağınız tek bir suçlu da yok. Genellikle birkaç şey üst üste geliyor:

  • Süregelen bir ruhsal zorlanma. Depresyon, yoğun kaygı ya da travma sonrası zorlanmalar en sık eşlik eden tablolar.
  • Dayanılmaz hissedilen bir acı ve çıkış görememe. Ergenin zaman algısı yetişkininki gibi değil; bugünkü acı sonsuz gibi hissediliyor.
  • Kayıp ve kırılma anları. Ayrılık, arkadaş grubundan dışlanma, ailedeki bir kayıp, ağır bir başarısızlık ya da utanç.
  • Akran zorbalığı ve dijital ortamdaki baskı. Yayılması hızlı, gencin kaçacak yeri az.
  • Dürtüsellik. Ergenlikte karar verme sistemleri hâlâ gelişiyor, bu da ani kararları kolaylaştırıyor.
  • Yalnız kalmış olmak. Konuşacak bir yetişkinin olmaması riski büyütüyor, olması ise küçültüyor.

Ne zaman acil, ne zaman randevu?

Bu ayrımı yapmak zor geliyor, o yüzden basitleştireyim.

Acil demek: Gencin şu an kendine zarar verme niyetinden söz etmesi, bir plandan bahsetmesi, kendine zarar vermiş olması ya da güvende olmadığını düşündüren bir tablo. Böyle bir durumda beklemeyin, yanından ayrılmayın ve 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın ya da en yakın acil servise gidin.

Randevu demek: Yukarıdaki uyarı işaretlerinden birkaçını görüyorsunuz ama o an güvenliğe dair doğrudan bir tehlike yok. Bu durumda da beklemeyin, ama panik de yapmayın: en kısa sürede çocuk ve ergen psikiyatristinden ya da bir psikologdan randevu alın.

Şunu da netleştireyim: risk değerlendirmesinin tıbbi kısmı ve tanı, çocuk ve ergen psikiyatristinin işi. İlaç konusundaki her karar da hekime ait. Bir psikolog olarak benim yaptığım şey değerlendirme, terapi süreci, aile desteği ve gerektiğinde hızlıca doğru yere yönlendirmek.

"Sorarsam aklına sokar mıyım?"

Bu, ailelerden en sık duyduğum cümle ve en yaygın yanlış inanç. Kısaca: hayır. Bir gence kendine zarar vermeyi düşünüp düşünmediğini sormak, ona bu fikri vermiyor ve riski artırmıyor.

Genellikle olan şey şu: genç zaten uzun zamandır bunu tek başına taşıyor ve söylemeye korkuyor. Soru sorulduğunda çoğu genç rahatlıyor, çünkü ilk kez birinin bunu duymaya dayanabileceğini görüyor. Sessizlik korumuyor, sadece yalnızlaştırıyor.

Konuşmayı nasıl açarsınız?

  • Sakin ve doğrudan olun. "Son zamanlarda çok zorlandığını görüyorum. Bazen yaşamak istemediğini düşündüğün oluyor mu?" Dolambaçlı sormak gençleri daha çok kapatıyor.
  • Tepkinizi yönetin. Ağlamak ya da korkmak insani, ama ilk anda gencin gördüğü panik onu susturuyor. Nefes alın, sonra konuşun.
  • Tartışmaya girmeyin. "Senin neyin eksik", "bak başkaları neler yaşıyor" gibi cümleler kapıyı kapatıyor. Duyduğunuzu duyduğunuzu gösterin.
  • Sır sözü vermeyin. "Kimseye söylemem" diyemezsiniz. Bunun yerine "bunu birlikte taşıyacağız, sana yardım edebilecek birine birlikte gideceğiz" diyebilirsiniz.
  • Yanında kalın. Riskin belirgin olduğu bir anda gencin yalnız kalmaması en koruyucu şey.

Nasıl çalışıyoruz?

Böyle bir dönemde bana gelen ailelerde ilk yaptığım şey durumu birlikte netleştirmek: neyin acil, neyin planlanabilir olduğunu ayırmak ve gerekiyorsa aynı gün çocuk ve ergen psikiyatristine yönlendirmek. Bunu geciktirmiyorum.

Gençle: Odada önce güven kuruyoruz. Anlattığı şeyin karşısında panik yapmayan bir yetişkin görmesi, sürecin en kritik parçası. Ardından bilişsel davranışçı yaklaşımın araçlarıyla çalışıyoruz: daralmış düşünceye başka açılar eklemek, zor anlarda başvurulacak somut bir baş etme planı kurmak, kimden yardım isteyeceğini önceden belirlemek, uyku ve günlük düzeni yeniden oturtmak.

Aileyle: Ebeveyn danışmanlığında evdeki iletişimi, hangi cümlelerin yardım ettiğini ve evde alınabilecek genel koruyucu adımları konuşuyoruz. Bu adımların en bilineni, riskli bir dönemde evde zarar verici olabilecek şeylere erişimin sessizce sınırlandırılması. Ayrıntısını burada yazmıyorum, çünkü böyle bir listenin faydası yok. Bunu görüşmede ailenin kendi evine ve gencin durumuna göre birlikte planlıyoruz.

Bir de şunu söylüyorum: bu süreçte ailenin de desteğe ihtiyacı oluyor. Kendi korkusunu taşıyamayan bir ebeveynin sakin kalması mümkün değil ve bunda utanılacak bir şey yok.

Evde yapabilecekleriniz

  • Konuşmayı tek seferlik yapmayın. Bir kez konuşup rahatlamak yerine kısa kısa, düzenli olarak dönün. "Bugün nasıl hissediyorsun" sorusu tekrar edildikçe değerleniyor.
  • Yargılamadan dinleyin. Amaç ikna etmek değil, anlamak. Genç anlaşıldığını hissettiğinde konuşmaya devam ediyor.
  • Uykuyu ve günlük düzeni koruyun. Uykusuzluk her şeyi ağırlaştırıyor. Bu, kavga edilecek değil birlikte kurulacak bir düzen.
  • Evde genel koruyucu adımları atın. Riskli bir dönemde zarar verici olabilecek şeylere erişimi sınırlandırmak, gösteriye dönüştürülmeden yapılabilecek koruyucu bir düzenleme. Nasıl yapılacağını bir uzmanla birlikte planlayın.
  • Yalnız bırakmayın, ama gözetleme haline getirmeyin. Aradaki fark gencin kendini korunuyor mu, kuşku altında mı hissettiğinde ortaya çıkıyor.
  • Profesyonel desteği erteleyin diye kendinizi ikna etmeyin. "Belki geçer" düşüncesi en çok zaman kaybettiren cümle.

Bu dönemden geçen ailelerle çalıştığımda gördüğüm şey şu: doğru destekle gençlerin çoğu bu daralmış yerden çıkıyor ve hayatına devam ediyor. Size kesin bir söz veremem, kimse veremez. Ama şunu söyleyebilirim: yardım aramak sonucu değiştiriyor ve bunu yapmak için geç değil.

Acil durumda: 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Riskin belirgin olduğu bir anda çocuğunuzu yalnız bırakmayın. Ertesi günü beklemeyin.

Sık sorulan sorular

İlgili çalışma

Çocuk ve Ergen Terapisi hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: Çocuk ve Ergen Terapisi

WhatsApp'tan yazın Randevu formu

S.S.S.

Sık sorulan sorular

Çocuğuma bunu sormak ona bu fikri verir mi?
Hayır. Bir gence kendine zarar vermeyi düşünüp düşünmediğini sormak, ona bu düşünceyi vermiyor ve riski artırmıyor. Çoğu genç bu soru sorulduğunda rahatlıyor, çünkü uzun zamandır tek başına taşıdığı bir şeyi paylaşabileceği birini bulmuş oluyor. Sessiz kalmak korumuyor, yalnızlaştırıyor.
Söyledikleri dikkat çekmek için olabilir mi?
Bu ihtimali tartmak yerine her ifadeyi ciddiye almak çok daha güvenli bir yol. Bir genç dikkat çekmek için bile olsa böyle bir cümle kuruyorsa, karşılanmamış gerçek bir sıkıntısı var demektir. Ayrım yapmaya çalışmak sizin işiniz değil; bunu bir uzmanla değerlendirin.
Acil servise gitmek abartı olur mu?
Güvenliğe dair bir kuşkunuz varsa hayır. Böyle bir durumda beklemenin bedeli, gereksiz yere başvurmuş olmanın bedelinden çok daha ağır. 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramak ya da en yakın acil servise gitmek, o an atılabilecek en doğru adım.
Terapi bu durumda ne işe yarıyor?
Terapi, gencin daralmış düşünce alanını genişletmeye, zor anlar için somut bir baş etme planı kurmaya ve yardım isteyebileceği kişileri önceden belirlemeye yarıyor. Ailenin nasıl davranacağını konuştuğumuz ebeveyn görüşmeleri de sürecin ayrılmaz parçası. Tanı ve ilaçla ilgili kararlar ise çocuk ve ergen psikiyatristine ait.
Ücretsiz

Karar vermeden önce 15 dakika konuşalım.

Bir terapi sürecine başlamak büyük bir karar. Önce tanışalım: aklınızdaki soruyu anlatın, ben de bu konuda çalışmanın gerekip gerekmediğini, gerekiyorsa nasıl ilerleyeceğimizi açıkça söyleyeyim.

  • Ne konuşuyoruz?Çocuğunuzla ilgili gözleminizi ve endişenizi dinliyorum.
  • Ne alıyorsunuz?Bir çalışma gerekip gerekmediğine dair net bir yanıt.
  • Ne kadar sürüyor?15 dakika. Telefonla ya da görüntülü, size uygun olan nasılsa.

Randevu

Randevu almak için

Ön görüşme 15 dakika sürüyor ve ücretsizdir. Gözlemlerinizi dinliyor, bir çalışmanın gerekip gerekmediğini açıkça paylaşıyorum.

WhatsApp'tan yazın Randevu formunu doldurun +90 538 570 24 27
WhatsApp'tan yazın