Salonda tek başına oturuyor. Karşısındaki boş koltuğa dönüp konuşuyor, gülüyor, bir şey anlatıyor, sonra susup cevap bekliyor gibi duruyor. Mutfaktan bakıyorsunuz ve içinizde küçük bir soğukluk oluyor. O gece, telefonu elinize alıp arıyorsunuz.
Arama sonuçlarının en üstünde beklemediğiniz bir kelime çıkıyor ve o kelime bütün geceyi alıyor. Bunu yaşayan çok aile var ve bu yazıyı, o geceyi biraz kısaltmak için yazdım.
Baştan net olayım: çocukluk çağı şizofrenisi çok nadir görülüyor. Bir çocuğun hayali arkadaşıyla konuşması, olmayan bir dünyayı anlatması ya da kendi kurduğu hikâyenin içine girmesi neredeyse hiçbir zaman bunun işareti değil. Çoğunlukla gelişimin en sağlıklı parçalarından birinin, yani hayal gücünün işareti.
Çocukluk çağı şizofrenisi nedir?
Şizofreni, kişinin düşünce düzeninin, algısının ve gerçeklikle bağının belirgin biçimde etkilendiği bir psikiyatrik tablo. On üç yaşından önce başlayan biçimine çocukluk çağı ya da erken başlangıçlı şizofreni deniyor.
Bu tablonun küçük yaşta ortaya çıkması gerçekten seyrek. Ergenlik sonrası dönemde görülme olasılığı artıyor, ama çocuklukta çok az rastlanıyor. Bu yüzden bir çocuğun garip gelen bir davranışı karşısında ilk düşünülmesi gereken şey bu değil.
Bu tablonun bir de yanlış bilinen tarafı var. Şizofreni "çift kişilik" demek değil, evdeki bir gerginlikten doğmuyor ve kimsenin yaptığı bir şeyin sonucu değil. Filmlerden ve gündelik konuşmadan gelen bu yanlış bilgiler ailelere gereksiz bir korku ve suçluluk yüklüyor, üstelik doğru desteğe ulaşmayı da geciktiriyor.
Bir de şu var: şizofreni bir gecede ortaya çıkmıyor. Genellikle öncesinde uzun bir dönem oluyor; çocuğun yavaş yavaş içine kapandığı, konuşmasının ve düşüncesinin dağıldığı, becerilerinde gerileme görüldüğü bir süreç. Yani tabloyu tanımlayan şey tek bir davranış değil, zamanla giden bir değişim.
Kısa ayrım: Hayal gücünde çocuk oyunun kontrolünü elinde tutar, siz seslenince oyundan çıkar, hayali arkadaşının gerçek olmadığını sorulduğunda genellikle bilir ve bu durum onu korkutmaz. Dikkat isteyen tabloda ise çocuk yaşadığı şeyi kontrol edemez, oyundan çıkamaz, korkar ve gündelik işleyişi bozulur.
Hayal gücü mü, dikkat isteyen bir şey mi?
Aileleri en çok rahatlatan şey bu ayrımı görmek oluyor. Aşağıdaki tablo bir tanı aracı değil, sadece neye baktığımızı gösteren bir çerçeve.
| Hayal gücü ve hayali arkadaş | Değerlendirilmesi gereken durum |
|---|---|
| Çocuk oyunu başlatır ve bitirir, kontrol ondadır | Yaşadığı şey kendiliğinden gelir, durduramaz |
| Sorulduğunda "oyun bu" der, ayrımın farkındadır | Gerçek olduğuna kesinlikle inanır, ikna edilemez |
| Keyifli, oyuncu, çocuğu rahatlatır | Korkutucu, huzursuz eden, çocuğu kaçırtan bir yaşantı |
| Arkadaşları, okulu, uykusu etkilenmez | Okul, arkadaşlıklar ve öz bakım birlikte bozulur |
| Yaşla birlikte azalır, yerini başka oyunlara bırakır | Zamanla artar, konuşma ve düşünce dağınıklaşır |
| Anlattığı hikâye tutarlı bir kurgu gibidir | Cümleler birbirine bağlanmaz, konu sürekli kopar |
Belirtileri neler?
Bir uzmanın değerlendirmeye aldığı belirtiler genellikle şu başlıklarda toplanıyor. Bu liste sizin çocuğunuzu işaretlemeniz için değil, ne olduğunu anlamanız için:
- Algıda değişiklikler. Başkalarının duymadığı sesler duymak ya da olmayan şeyler görmek. Çocuğu rahatsız eden, korkutan bir yaşantı olarak yaşanır.
- Gerçeğe uymayan, sarsılmaz inançlar. Kendisine zarar verileceğine ya da takip edildiğine dair, mantıkla değiştirilemeyen düşünceler.
- Konuşma ve düşüncede dağınıklık. Cümlelerin birbirine bağlanmaması, konudan kopma, anlaşılması güç bir anlatım.
- Belirgin geri çekilme. Duyguların düzleşmesi, konuşmanın azalması, ilgi ve isteğin kaybolması.
- Kazanılmış becerilerde gerileme. Okul başarısının düşmesi, öz bakımın bozulması, daha önce yapabildiği şeyleri yapamaz hale gelmesi.
- Alışılmadık, amaçsız görünen davranışlar.
Belirleyici olan tek bir madde değil. Bu tabloların birkaçının bir arada olması, aylar içinde artması ve çocuğun her zamanki halinden açıkça uzaklaşması.
Ayırıcı değerlendirmede neye bakılıyor?
Buna benzeyen ama bambaşka şeyler var ve bunları ayırmak değerlendirmenin en kritik parçası:
- Yaşa uygun hayal gücü ve hayali arkadaş. Okul öncesi dönemde çok yaygın ve tamamen beklenen bir şey.
- Yüksek ateş, uyku yoksunluğu ya da bedensel bir hastalık. Bunlar geçici algı değişikliklerine yol açabiliyor.
- Travma sonrası yaşantılar. Zorlayıcı bir olayın ardından çocuk sesler duyduğunu ya da bir şey gördüğünü söyleyebiliyor.
- Yoğun kaygı ve obsesif düşünceler. Çocuk bunları bazen dışarıdan gelen bir ses gibi tarif ediyor.
- Otizm spektrumundaki farklılıklar. İletişim ve sosyal etkileşimdeki farklılıklar yüzeyde benzeyebiliyor.
- Madde kullanımı ya da bazı ilaçların etkileri. Ergenlik döneminde mutlaka gözden geçiriliyor.
Görebileceğiniz gibi liste uzun ve şizofreni bu listenin en nadir maddesi. İyi bir değerlendirmenin çoğu, bu diğer başlıkları tek tek elemekle geçiyor. Bu yüzden ilk görüşmede "şudur" diyen bir yaklaşım değil, zamana ve gözleme yayılan bir yaklaşım doğru olanı. Aceleyle konulan bir isim, hem çocuğun hem ailenin sonraki yıllarını etkileyebiliyor.
Ne zaman uzman desteği almalı?
Şu durumlarda bir değerlendirme için randevu almak yerinde olur:
- Çocuğunuzun anlattığı yaşantı onu korkutuyorsa ve durduramıyorsa.
- Okul, arkadaşlıklar, uyku ve öz bakım aynı anda bozulmaya başladıysa.
- Daha önce yapabildiği şeylerde belirgin bir gerileme görüyorsanız.
- Konuşması giderek anlaşılmaz hale geliyor, düşüncesi dağılıyorsa.
- Bu tablo haftalar ya da aylar içinde artıyorsa.
Şimdi en önemli cümle: şizofreni tanısını yalnızca çocuk ve ergen psikiyatristi koyar. Bir psikolog olarak tanı koymam, ilaç önermem ve konulmuş bir tanı üzerine yorum yapmam. İlaç kullanılıp kullanılmayacağı tamamen hekimin karar vereceği bir konu. Benim yaptığım şey ayrıntılı bir değerlendirme yapmak, gözlemlerimi hekime aktarmak ve süreçte aileye eşlik etmek.
Bir şey daha ekleyeyim: bu yazıyı okuyup çocuğunda birkaç madde bulan çoğu aile, aslında başka bir başlıkla karşımıza geliyor. Kaygı, uyku sorunu, zorlayıcı bir yaşantının etkisi ya da sadece güçlü bir hayal dünyası. Değerlendirmenin bir işlevi de bunu görmek.
Nasıl çalışıyoruz?
Değerlendirme aşamasında: Aileden ayrıntılı bir gelişim öyküsü alıyorum. Neyin ne zaman başladığı, nasıl seyrettiği, ateşli bir hastalık ya da zorlayıcı bir olayın eşlik edip etmediği. Çocukla oyun ve görüşme ortamında çalışıyor, gerektiğinde bilişsel değerlendirme araçlarıyla dikkat ve öğrenme profiline bakıyorum. Bunların hepsi hekimin değerlendirmesi için kıymetli veri oluyor.
Yönlendirme: Tabloda psikiyatrik değerlendirme gerektiren bir şey görüyorsam bunu ailemle açıkça konuşuyor ve çocuk ve ergen psikiyatristine yönlendiriyorum. Bunu geciktirmiyorum, ama korkutarak da yapmıyorum.
Terapi eşliğinde: Hekim takibi başladıysa terapinin görevi tedavinin yerine geçmek değil, yanında yürümek. Çocukla günlük düzenin korunması, kaygının azaltılması ve sosyal becerilerin desteklenmesi üzerine çalışıyoruz. Aileyle yaptığım ebeveyn görüşmelerinde ise evde nasıl bir dil kullanılacağını, kardeşlere durumun nasıl anlatılacağını ve okulla nasıl bir plan kurulacağını konuşuyoruz.
Evde yapabilecekleriniz
- Panik etmeyin, gözlemleyin. Ne zaman oluyor, ne kadar sürüyor, çocuğu korkutuyor mu. Tarihli birkaç not, bir uzman için çok değerli.
- Tartışmaya girmeyin, alay etmeyin. "Öyle bir şey yok" demek çocuğu yalnızlaştırıyor. "Sen bir şey duydun, ben duymadım ama korktuğunu görüyorum" daha iyi bir cümle.
- Hayal gücünü kısıtlamayın. Hayali arkadaş, kurgusal oyunlar, uydurulan hikâyeler gelişimin sağlıklı parçası. Bunları bastırmanın faydası yok.
- Uykuyu koruyun. Uzun süren uyku yoksunluğu algıyı gerçekten etkiliyor ve tabloyu bulanıklaştırıyor.
- Etiket kullanmayın. Evde bir tanı adının dolaşması, çocuğun kendine bakışını kalıcı biçimde değiştiriyor.
- Emin olamıyorsanız sorun. Bir uzmana danışmak, gece internette arama yapmaktan hem daha hızlı hem daha rahatlatıcı.
- Okulla bağı koparmayın. Çocuğun günlük düzenini ayakta tutan en güçlü yapı okul. Zorlandığı dönemlerde tamamen uzaklaşmak yerine yükü hafifletmek daha iyi yürüyor.
Bu yazının size bıraktığı şey korku değil, ölçü olsun isterim. Çocukluk çağı şizofrenisi çok nadir, hayal gücü ise çok yaygın. Endişeniz sürüyorsa ücretsiz ön görüşmede konuşabiliriz; bir süreç gerekmiyorsa gerekmediğini söylüyorum, bu da sık olan bir sonuç.
Sık sorulan sorular
İlgili çalışma
Çocuk ve Ergen Terapisi hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: Çocuk ve Ergen Terapisi



