Bebek (0-4 yaş)

Çocuklarda Gece Korkusu: Gece Terörü mü, Kâbus mu?

9 dakikalık okuma Psikolog Esra Gamgam Gökdemir 15 dk ücretsiz ön görüşme
Çocuklarda Gece Korkusu: Gece Terörü mü, Kâbus mu?

Saat gecenin biri. Odadan bir çığlıkla fırlıyorsunuz. Çocuğunuz yatağında oturmuş, gözleri açık, terlemiş, kalbi hızla atıyor. Bağırıyor, tekmeliyor, ama size bakmıyor. Sarılmaya çalışıyorsunuz, itiyor. "Benim, annen burada" diyorsunuz, duymuyor gibi. Beş on dakika sonra her şey aniden bitiyor, başını yastığa koyup uyuyor.

Sabah kalktığında gayet neşeli. "Dün gece korktun mu" diye soruyorsunuz, boş boş bakıyor. Hiçbir şey hatırlamıyor. Hatırlamayan o, sabaha kadar uyuyamayan sizsiniz.

Bu tablo çoğu aileyi çok korkutuyor. Anlaşılır bir korku. Ama işin iyi tarafı şu: gördüğünüz şey büyük ihtimalle gece terörü ve bu, çocuğa zarar veren bir durum değil. Neyle karşı karşıya olduğunuzu bilmek, gecenin ağırlığını epeyce azaltıyor.

Odamda bu konuyu konuştuğum ailelerin çoğu, aslında bilgiye ihtiyaç duyuyor. Çünkü gece yarısı yaşanan o sahne, ne olduğunu bilmediğinizde çok daha büyük görünüyor. Ne olduğunu öğrendiğinizde ise elinizde yapılacak birkaç somut şey kalıyor.

Gece terörü nedir?

Gece terörü, derin uykudan tam uyanamama halinde yaşanan bir uyku olayı. Uyku, gece boyunca farklı evrelerden geçiyor. Gece terörü genellikle uykunun ilk üçte birinde, en derin evrede oluyor. Beynin bir kısmı uyanıyor, bir kısmı uykuda kalıyor. Ortaya çıkan tablo da bu ikisinin arasında bir yerde duruyor.

Bu yüzden çocuk gözleri açıkken bile aslında uyanık değil. Sizi tanımaması, seslenmenize cevap vermemesi, hatta sarılmanıza direnmesi buradan geliyor. Kızgın ya da inatçı değil, uykuda.

Gece terörü çoğunlukla üç ile altı yaş arasında görülüyor ve yaş ilerledikçe kendiliğinden azalıyor. Ailede benzer bir öykü olması da sık rastlanan bir durum. Uykuda konuşma ve uyurgezerlik de aynı gruptan.

Gece terörü ile kâbus arasındaki fark

Bu ikisi çok karıştırılıyor, oysa hemen hemen her noktada birbirinden ayrılıyorlar:

Gece terörüKâbus
Gecenin hangi saatiGenellikle ilk üç dört saat içindeGenellikle gecenin ikinci yarısına doğru
Uyku evresiDerin uykuRüya evresi
Çocuk uyanık mıHayır, uyanmıyorEvet, uyanıyor
Sizi tanıyor muTanımıyor, tepki vermiyorTanıyor, size sarılmak istiyor
Bedende olanlarÇığlık, terleme, hızlı kalp atışı, hareketlilikGenellikle sakin bir uyanma, ağlama
Teselli işe yarıyor muYaramıyor, bazen tepkiyi artırıyorYarıyor, çocuk rahatlıyor
Sabah hatırlıyor muHatırlamıyorRüyayı anlatabiliyor
SonrasıKendi kendine geçiyor, tekrar uyuyorTekrar uyumakta zorlanabiliyor

Pratik bir ayırt edici nokta daha var: kâbus gören çocuk sizi arıyor, gece terörü yaşayan çocuk sizi fark etmiyor.

Belirtileri neler?

Gece terörü genellikle şu şekilde ilerliyor:

  • Uykuya daldıktan yaklaşık bir iki saat sonra ani bir çığlık ya da ağlama
  • Yatakta oturma, bazen ayağa kalkma, savurma hareketleri
  • Gözlerin açık ama bakışın boş olması
  • Terleme, hızlı nefes, kızarmış yüz, hızlı kalp atışı
  • Seslenmeye ve dokunmaya tepki vermeme, sakinleştirme çabasına direnme
  • Birkaç dakikadan yarım saate kadar sürüp aniden sona ermesi
  • Sabah olanları hiç hatırlamama

Ayrıca bu olayların çoğunlukla gecenin aynı saatlerinde tekrar ettiğini fark edeceksiniz. Bu bilgi, birazdan anlatacağım bir yöntemde işinize yarayacak.

Neden oluyor?

Gece terörünün altında ruhsal bir sorun aramak çoğu zaman gereksiz. Asıl tetikleyiciler uykunun kendisiyle ilgili:

  • Uykusuzluk ve yorgunluk. Az uyuyan çocukta derin uyku daha yoğun oluyor ve gece terörü daha sık görülüyor. En sık karşılaştığım tetikleyici bu.
  • Düzensiz uyku saatleri. Tatil, misafirlik, geç yatılan haftalar.
  • Ateşli hastalıklar. Enfeksiyon dönemlerinde belirgin biçimde artıyor.
  • Uykuyu bölen fiziksel etkenler. Geniz eti, horlama, uykuda solunum sorunları, tam dolu bir mesane, çok sıcak bir oda.
  • Genetik yatkınlık. Anne babada uykuda konuşma ya da uyurgezerlik öyküsü sıklıkla bulunuyor.
  • Yoğun bir gün. Heyecan da yorgunluk da uykunun yapısını etkiliyor.

Stresin rolü var mı? Bazen var. Yeni kardeş, taşınma ya da okula başlama gibi dönemlerde sıklığın arttığını görüyorum. Ama bu, her gece terörünün altında bir travma aranması gerektiği anlamına gelmiyor.

Aile öyküsünün payı da azımsanmayacak kadar büyük. Görüşmelerde anne ya da babaya "çocukken uykunda konuşur, yürür müydün" diye sorduğumda çoğu zaman "evet" cevabını alıyorum. Bu bilgi tabloyu tek başına açıklamıyor ama aileyi belirgin şekilde rahatlatıyor, çünkü kendilerinin de aynı şeyi yaşayıp sağ salim büyüdüklerini hatırlıyorlar.

Kısa ayrım: Kâbus gören çocuğu kucağınıza alıp yatıştırırsınız, konuşursunuz, rüyayı birlikte anlatırsınız. Gece terörü yaşayan çocuğa yapılacak en doğru şey ise neredeyse hiçbir şey yapmamak: yanında durup güvenliğini sağlamak ve geçmesini beklemek.

O an ne yapmalı?

Gece terörü anında yapılacaklar kısa bir liste:

  • Uyandırmaya çalışmayın. Uyandırmak olayı uzatıyor ve çocuğun kafası karışmış, korkmuş halde uyanmasına yol açıyor.
  • Sarılmakta ısrar etmeyin. İtiyorsa bırakın. Yakınında olun, dokunmayın.
  • Güvenliği sağlayın. Yataktan düşmesini, bir yere çarpmasını engelleyecek kadar yakında durun. Merdiven varsa kapısını kapatın.
  • Sessiz ve sakin kalın. Işığı açmayın, yüksek sesle konuşmayın. Odadaki telaş tabloyu uzatıyor.
  • Sabah konuyu açmayın. Hatırlamadığı bir şeyi anlatmak, uykuyla ilgili yeni bir korku yaratabiliyor.

Bir de yapılmamasını önerdiğim bir şey var: gece terörü sırasında çocuğun yüzüne su serpmek, sarsarak uyandırmaya çalışmak ya da sesli sesli sorular sormak. Bunların hiçbiri olayı kısaltmıyor, aksine uzatıyor. Odada ne kadar az hareket ve ses varsa, tablo o kadar çabuk kapanıyor.

Olaylar hep aynı saatte oluyorsa deneyebileceğiniz bir yöntem var: beklenen saatten yaklaşık on beş dakika önce çocuğu hafifçe kıpırdatıp yarı uyandırmak, sonra tekrar uyumasına izin vermek. Uyku evresini kaydırdığı için bazı çocuklarda döngüyü kırıyor. Bir iki hafta düzenli denemek gerekiyor.

Ne zaman uzman desteği almalı?

Gece terörünün çoğu, ailenin bilgilenmesi ve uyku düzeninin toparlanmasıyla azalıyor. Yine de şu durumlarda değerlendirme yapılması gerekiyor:

  • Haftada birkaç kez tekrarlıyor ve aylardır azalmıyorsa
  • Çocuk kendine ya da çevresine zarar verecek şekilde hareket ediyorsa
  • Uykuda horlama, nefes durması ya da ağız açık uyuma eşlik ediyorsa; bu durumda önce kulak burun boğaz değerlendirmesi gerekiyor
  • Gündüzleri de belirgin bir korku, kaygı ya da davranış değişikliği varsa
  • Olaylar altı yaştan sonra başlamış ya da ergenlikte de sürüyorsa
  • Sırasında sertlik, kasılma ya da alışılmadık hareketler dikkatinizi çekiyorsa; bunun ayırt edilmesi hekimin işi

İlaç gerektiren bir tablo çok nadir, ama gerekip gerekmediği hekimin karar vereceği bir konu. Tanı gerektiren bir durum söz konusuysa değerlendirmeyi çocuk ve ergen psikiyatristi yapar.

Nasıl çalışıyoruz?

Bu konuda çalışmam çoğunlukla ebeveyn danışmanlığı üzerinden yürüyor ve genellikle kısa sürüyor.

Önce iki haftalık bir uyku günlüğü tutmanızı istiyorum: yatış saati, uykuya dalma süresi, olayın saati, süresi ve o gün yaşananlar. Bu tablo çıkınca tetikleyiciler çoğu zaman kendini gösteriyor. En sık çıkan sonuç, çocuğun yaşına göre yeterince uyumuyor olması.

Ardından uyku rutinini birlikte yeniden kuruyoruz ve gerekiyorsa yatış saatini öne alıyoruz. Aynı zamanda ailenin o anki tepkilerini düzenliyoruz, çünkü telaşlı bir müdahale olayı uzatıyor.

Gündüz belirgin bir kaygı da varsa, küçük yaş grubunda oyun terapisiyle bunu ayrıca çalışıyoruz. Ama gece terörünün her zaman altında bir kaygı olduğunu varsaymıyorum.

Evde yapabilecekleriniz

  • Yatış saatini erkene alın. Çoğu ailede tek başına en etkili adım bu. Yorgunluğu azaltmak gece terörünü azaltıyor.
  • Aynı saat, aynı sıra. Banyo, pijama, kitap, ışık kısma. Öngörülebilir bir rutin uykunun yapısını düzenliyor.
  • Akşamı sakinleştirin. Yatmadan önceki bir saatte ekran ve hareketli oyun olmasın.
  • Odayı hazırlayın. Serin, karanlık ve sessiz bir oda; yataktan düşmeye karşı önlem; çarpılabilecek eşyaların kaldırılması.
  • Yatmadan tuvalete götürün. Dolu mesane bilinen bir tetikleyici.
  • Günlük tutun. Saatleri not etmek hem tetikleyiciyi gösteriyor hem de size kontrol duygusu veriyor.

Bu gecelerin sizi yıprattığını biliyorum. Çoğu çocukta gece terörü yaş ilerledikçe azalıyor ve arkasında bir iz bırakmıyor. Sıklık artıyorsa ya da içiniz rahat değilse ücretsiz ön görüşmede birlikte bakabiliriz.

Sık sorulan sorular

İlgili çalışma

Ebeveyn Danışmanlığı hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: Ebeveyn Danışmanlığı ve Psikoeğitim

WhatsApp'tan yazın Randevu formu

S.S.S.

Sık sorulan sorular

Gece terörü sırasında çocuğumu uyandırmalı mıyım?
Uyandırmamak daha doğru. Çocuk zaten derin uykuda olduğu için uyandırma çabası olayı uzatıyor ve kafası karışmış, korkmuş halde uyanmasına yol açıyor. Yapılacak şey yakınında durmak, güvenliğini sağlamak ve sakin bir şekilde geçmesini beklemek.
Sabah hiçbir şey hatırlamaması normal mi?
Evet, gece terörünün en belirgin özelliklerinden biri bu. Olay derin uyku evresinde yaşandığı için hafızaya kaydedilmiyor. Kâbusta ise çocuk uyanıyor ve rüyayı genellikle anlatabiliyor. Sabah konuyu kendiniz açmamanızı öneriyorum.
Gece korkusu kaç yaşında geçer?
Gece terörü çoğunlukla üç ile altı yaş arasında görülüyor ve okul çağıyla birlikte kendiliğinden azalıyor. Bazı çocuklarda birkaç yıl aralıklarla devam edebiliyor. Sıklığı artıyor ya da ergenlikte de sürüyorsa değerlendirilmesinde fayda var.
Gece terörü psikolojik bir sorunun işareti mi?
Çoğu zaman değil. En sık tetikleyiciler uykusuzluk, düzensiz uyku saatleri, ateşli hastalıklar ve uykuyu bölen fiziksel etkenler. Gündüzleri de belirgin bir kaygı, korku ya da davranış değişikliği eşlik ediyorsa, o zaman ayrıca değerlendirmek gerekiyor.
Ücretsiz

Karar vermeden önce 15 dakika konuşalım.

Bir terapi sürecine başlamak büyük bir karar. Önce tanışalım: aklınızdaki soruyu anlatın, ben de bu konuda çalışmanın gerekip gerekmediğini, gerekiyorsa nasıl ilerleyeceğimizi açıkça söyleyeyim.

  • Ne konuşuyoruz?Çocuğunuzla ilgili gözleminizi ve endişenizi dinliyorum.
  • Ne alıyorsunuz?Bir çalışma gerekip gerekmediğine dair net bir yanıt.
  • Ne kadar sürüyor?15 dakika. Telefonla ya da görüntülü, size uygun olan nasılsa.

Randevu

Randevu almak için

Ön görüşme 15 dakika sürüyor ve ücretsizdir. Gözlemlerinizi dinliyor, bir çalışmanın gerekip gerekmediğini açıkça paylaşıyorum.

WhatsApp'tan yazın Randevu formunu doldurun +90 538 570 24 27
WhatsApp'tan yazın