"Aslında çok zeki ama çalışmıyor." Üstün yetenekli çocukların ailelerinin öğretmenlerden en sık duyduğu cümlelerden biri budur. Çocuk bir dönem parlak bir öğrenciyken, notları yavaş yavaş düşer, ödevler yapılmaz, derse ilgi kaybolur. Çevre çoğunlukla aynı sonuca varır: tembellik.
- Başarı düşüşü ne anlama geliyor
- “Tembel” etiketi neden işe yaramıyor
- Notların altında yatabilen nedenler
- Evde ve okulda görülen işaretler
- Aile neler yapabilir
- Ne zaman uzman desteği alınmalı
Bu yazıda tembel kelimesinin neden çoğu zaman yanlış bir etiket olduğunu, başarı düşüşünün arkasında neler olabileceğini ve ailenin evde hangi adımları atabileceğini anlatıyorum.
Başarı düşüşü ne anlama geliyor
Alan yazınında bu durum "beklenmedik düşük başarı" olarak adlandırılır. Tanım basittir: çocuğun beklenen performansı ile gözlenen performansı arasındaki fark (Bıçakcı ve Baloğlu, 2021). Yani sorun notun düşük olması değil, çocuğun kapasitesinin gösterdiğinden belirgin biçimde yüksek olmasıdır.
Bu farkın bir süre kalıcı olması gerekir. Bir dönem ya da bir ders için yaşanan geçici düşüşler, taşınma, arkadaş değişikliği, hastalık ya da kayıp gibi dönemlerde çok olağandır. Burada konuştuğumuz, aylar süren ve kendiliğinden toparlanmayan düşüştür.
"Tembel" etiketi neden işe yaramıyor
Tembel demek bir tanım gibi görünür ama açıklama yapmaz. Çocuğun neden çalışmadığını söylemez, yalnızca çalışmamayı karakter özelliğine çevirir. Çocuk da zamanla bu etiketi kabul edebilir. "Ben zaten tembelim" diyen bir çocuk, denemekten tamamen vazgeçebilir.
Çoğu çocuk iyi görünmek, beğenilmek ister. Çalışamıyorsa genellikle bir engel vardır ve bu engel dışarıdan görünmeyebilir.
Bir süre çocuğun yerine geçip düşünmek yardımcı olur. Sizi her gün sıkan bir işte çaba göstermek zordur. Bir de bu zorluğun karşılığında sürekli eleştiri aldığınızı düşünün. Çocuğun geri çekilmesi, bu durumda anlaşılır bir tepkidir ve onu tembellikten ayıran da budur.
Notların altında yatabilen nedenler
Yapılan derlemelere göre üstün yetenekli çocuklarda beklenmedik düşük başarıyı etkileyen etkenler üç ana başlıkta toplanıyor: aile ortamı, çocuğun kişisel özellikleri ve okul (Bıçakcı ve Baloğlu, 2021). Aile ortamı derken kimsenin suçlandığı anlaşılmamalı. Evdeki beklentiler, yaşanan bir değişiklik ya da çocuğun evde hissettiği gerilim gibi etkenler bu başlığa girer.
Evde ve okulda bunlar şöyle görünebilir:
- Sıkılma. Derste zaten bildiği konuları tekrar dinleyen çocuk, bir süre sonra ilgisini keser. Ödev de "bildiğim şeyi yazmak" olarak görülür.
- Başarısızlık korkusu. Bazı çocuklar için hiç denememek, deneyip başarısız olmaktan daha güvenlidir. Zekâsının sorgulanması korkusu çocuğu geri çeker.
- Mükemmeliyetçilik. İstediği düzeyde yapamayacağını düşündüğü işi bitirmez ya da hiç başlamaz.
- Arkadaş ilişkilerinde güçlük. Sınıfta fark edilmek ya da farklı görünmek istemeyen çocuk, bilerek geri planda kalabilir.
- Duygusal yorgunluk. Kaygı, üzüntü ya da evde yaşanan bir değişiklik dikkati ve motivasyonu düşürebilir.
- Dikkat ya da öğrenme alanında ayrı bir güçlük. Bu ihtimal ayrıca değerlendirilmelidir.
Son maddeyi biraz açayım. Üstün yetenekli bir çocukta dikkat dağınıklığı ya da okuma yazma alanında bir güçlük olabilir ve yüksek zekâ bunu uzun süre örtebilir. Bu konuda kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ya da kaygı gibi bir durumun olup olmadığını değerlendirmek çocuk ve ergen psikiyatristinin işidir. Tanı koymak ve ilaç tedavisi düzenlemek çocuk ve ergen psikiyatristinin yetkisindedir. İlaç gibi konular ise yalnızca hekimin karar vereceği konulardır.
Evde ve okulda görülen işaretler
Şöyle bir sahne çoğu evde tanıdıktır. Çocuk akşam çantasını açmıyor, ödev sorulunca konuyu değiştiriyor. Sabah okula gitmek istemiyor. Sınav haftasında ise birdenbire hastalanıyor. Siz sinirleniyorsunuz, o savunmaya geçiyor ve konuşma kavgaya dönüyor.
Aşağıdaki işaretler birlikte görülüyorsa bu bir düşüşün başlangıcı olabilir:
- Not ya da ödev performansında aylar süren düşüş.
- Sınıfta sessizleşme ya da tam tersine dikkat çekici davranışlar.
- "Zaten bilmiyorum" ya da "önemli değil" gibi cümleleri sık kullanma.
- Eskiden sevdiği derslere ve etkinliklere ilgisini kaybetme.
- Uyku ya da iştahta değişiklik, karın ağrısı gibi beden şikâyetleri.
Düşüş çocuğa nasıl yansır. Notlar düştüğünde çevreden gelen tepki çocuğun kendine bakışını değiştirir. Önceleri "zeki çocuk" olarak anılan bir çocuk, şimdi "yeteneğini harcayan çocuk" olarak anılmaya başlar. Bu yeni etiket çocuğu motive etmez, utandırır.
Utanç çoğu zaman kaçınmayı getirir. Çocuk ödevi daha da erteler, konudan uzaklaşır, bazen savunmaya geçer. Bu da çevrenin ona daha sert yaklaşmasına neden olur ve bir döngü oluşur. Döngüyü kırmanın yolu, çocuğun davranışından önce duygusuna bakmaktan geçer.
Bu arada bir ayrıntıyı da hatırlatmak gerekir: bazı çocuklar bilerek geri planda durur. Sınıfın en başarılısı olmak arkadaşlarıyla arasına mesafe koyuyorsa, çocuk "normal görünmek" için notlarını düşük tutabilir. Bu durum her zaman bilinçli değildir ama gerçekten yaşanır.
Aile neler yapabilir
İlk adım suçlayıcı olmayan bir merakla yaklaşmaktır. "Neden çalışmıyorsun?" sorusu çocuğu savunmaya iter. "Son zamanlarda okulda seni zorlayan bir şey var mı?" sorusu ise konuşmaya alan açar.
- Önce çocuğu dinleyin. Cevap vermeyebilir, bu normaldir. Konuşmayı kısa tutun, baskı kurmayın ve birkaç gün sonra yeniden açın.
- Notu konuşmanın ortasına koymayın. Çocuğun sıkıntısı çoğu zaman notun gerisindedir. Notlara odaklanırsanız çocuk kendini yalnızca not olarak görmeye başlar.
- Öğretmenle işbirliği yapın. Çocuğun derste sıkılıp sıkılmadığını, ödev tutumunu ve arkadaşlarıyla ilişkisini öğrenin. Çocuğun öğrenme düzeyine uygun bir ortam olup olmadığı da sorulabilir.
- Çocuğun güçlü olduğu alanları besleyin. Merak ettiği bir konuda araştırma yapması ya da bir kulübe katılması motivasyonu geri getirebilir.
- Etiketten kaçının. "Tembel" kelimesini evde de, okulda da bırakmayı deneyin.
Çocuğun BİLSEM değerlendirmesi ya da Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) süreçleri varsa, bunların güncel durumunu okuldan ya da ilgili merkezden teyit etmek de yararlı olabilir.
Çocukla konuşurken şunu da akılda tutmak gerekir: çocuk nedenini kendisi de bilmiyor olabilir. "Neden yapmıyorsun" sorusuna verdiği "bilmiyorum" cevabı çoğu zaman gerçektir. Cevabı birlikte aramak, çocuğun tek başına açıklama yapmasını beklemekten daha verimlidir.
Ne zaman uzman desteği alınmalı
Düşüş birkaç aydır sürüyorsa, çocuk üzgün, kaygılı ya da içine kapanık görünüyorsa, okul reddi gelişiyorsa ya da ev içi gerginlik arttıysa bir çocuk ve ergen psikoloğuna başvurmak yararlı olur.
Psikolog görüşmelerde çocuğun duygusal durumunu, okul deneyimini ve düşünce biçimini değerlendirir. Gerekirse bilişsel değerlendirme yapılır. Bunun ardından aileyle ortak bir çalışma planı kurulur. Araştırmalara göre bu tür müdahalelerde rehberlik eden bir yetişkin, aile danışmanlığı ve öğretmen desteği öne çıkan yollardır (Bıçakcı ve Baloğlu, 2021). Gerektiğinde çocuk, ayrı bir değerlendirme için çocuk ve ergen psikiyatristine yönlendirilir.
Notlar yeniden yükselmeden önce çoğu zaman çocuğun kendine bakışının toparlanması gerekir. Bu yüzden amaç notu hemen yükseltmek değil, çocuğun yeniden denemeye cesaret etmesidir.
Kaynaklar
Bu yazı aşağıdaki çalışmalardan yararlanılarak hazırlandı. Yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, tanı yerine geçmez.
- Bıçakcı, M. ve Baloğlu, M. (2021). Üstün zekâlılarda beklenmedik düşük başarı (BDB): Özellikler, etken faktörler ve müdahale. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 22(3), 771-798. Kaynağa git
İlgili hizmet
Üstün yetenek değerlendirmesi hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: Üstün Yetenekli Çocukların Değerlendirilmesi



