Üstün yetenek denince akla ilk gelen görüntü genellikle sınıf birincisi, sakin, uyumlu bir çocuktur. Oysa alan çalışanlarının sık gördüğü tablo bunun tam tersi olabilir: sıkılan, itiraz eden, ödevi reddeden, notları dalgalı bir çocuk.
- Sık gözlenen belirtiler
- Aşırı duyarlılıklar
- Değerlendirme süreci
- Sık yapılan dört hata
- İki kere farklı çocuklar
- Aile ne yapabilir?
Sık gözlenen belirtiler
- Yaşıtlarına göre çok gelişmiş kelime dağarcığı ve karmaşık cümle kurulumu
- Bir konuya yoğun ilgi duyup uzman düzeyinde bilgi biriktirme
- Soyut ve varoluşsal sorulara erken ilgi: ölüm, sonsuzluk, adalet
- Hızlı öğrenme ve tekrardan hoşlanmama
- Güçlü adalet duygusu, kuralların "neden" kısmını sorgulama
- Mükemmeliyetçilik ve hata yapmaktan kaçınma
- Yaşıtlarıyla ilgi paylaşamama; büyüklerle konuşmayı tercih etme
- Alışılmadık, yaratıcı ve bazen "tuhaf" bulunan fikirler
Bu belirtilerin hepsinin aynı çocukta bulunması gerekmez. Üstün yetenek homojen bir grup değildir.
Aşırı duyarlılıklar
Üstün yetenekli çocuklarda sık gözlenen bir özellik de yoğunluktur: duygular daha şiddetli yaşanır, duyusal uyaranlar (etiket, ses, koku, ışık) daha rahatsız edici olabilir, hayal gücü daha canlıdır ve korkular daha ayrıntılıdır.
Bu yoğunluk çoğu zaman "abartıyor", "aşırı hassas" olarak yorumlanır. Oysa bu, gelişim özelliğinin bir parçasıdır ve çocuğun bunu yönetmeyi öğrenmesi için desteğe ihtiyacı vardır.
Değerlendirme süreci
Değerlendirme ebeveyn ön görüşmesiyle başlar; çocuğun yaşına ve sorulan soruya göre WISC-IV veya Stanford-Binet uygulanır. Ardından profil analizi yapılır, aileyle yüz yüze geri bildirim görüşmesi gerçekleştirilir ve okul, ev ve sosyal alan için somut öneriler çıkarılır.
Çalışmalarda test sonuçları çocuğun bireysel özellikleri, güçlü yönleri ve ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınarak bütüncül bir değerlendirme yaklaşımı benimsenir. Bunun pratik anlamı şudur: Rapor tek bir sayının değil, çocuğun hayatının etrafında kurulur.
Sık yapılan dört hata
1. Puanı kimlik haline getirmek
"Sen çok zekisin" cümlesi, çocuğa değerinin performansına bağlı olduğu mesajını verebilir. Sonuç genellikle hata yapmaktan kaçınma ve zor olandan uzak durmadır. Çabayı ve süreci takdir eden bir dil daha koruyucudur.
2. Sosyal ve duygusal gelişimi ihmal etmek
Bilişsel gelişim ile duygusal gelişim aynı hızda ilerlemez. Kavramsal olarak savaşı tartışabilen bir çocuk, sırasını beklemekte hâlâ zorlanabilir. İkisi arasındaki fark normaldir ve gözetilmelidir.
3. Sürekli hızlandırmak
Her zorlanmanın çözümü daha zor müfredat değildir. Bazen ihtiyaç, derinleşme (aynı konuyu daha derin işlemek) ya da yaşıtlarıyla sosyal alan kurmaktır.
4. Sıkılmayı dikkat sorunuyla karıştırmak
Seviyesinin çok altında bir müfredatta oturan çocuk dikkatini veremez. Bu tablo dışarıdan dikkat eksikliğine benzeyebilir. Ayrım, ayrıntılı bir bilişsel değerlendirme olmadan güvenilir biçimde yapılamaz.
İki kere farklı çocuklar
Üstün yetenek; DEHB, öğrenme güçlüğü ya da kaygı bozukluğuyla birlikte bulunabilir. Bu duruma "iki kere farklı" (twice exceptional) denir. Bu çocuklarda potansiyel zorluğu maskeler, zorluk da potansiyeli gizler; sonuçta ikisi de gözden kaçar ve çocuk "yapabiliyor ama yapmıyor" etiketiyle yıllarını geçirir.
Aile ne yapabilir?
- Çocuğun ilgi alanına derinlemesine gitmesine alan açın; her ilgi akademik olmak zorunda değil.
- Hata yapmayı normalleştirin; kendi hatalarınızı yüksek sesle konuşun.
- Benzer ilgi alanına sahip çocuklarla bir araya gelebileceği ortamlar arayın.
- Okulla iş birliği kurun; öğretmene "ne yapmalı" değil, "şu profilde bir çocuk" bilgisini taşıyın.
- Duygusal yoğunluğu bastırmak yerine adlandırmayı öğretin.
İlgili hizmet
Üstün Yetenekli Çocuklar hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: Üstün Yetenekli Çocukların Değerlendirilmesi



