Çocuğunuz sınıfta sıkılıyor. Öğretmeni "bu çocuk bir üst sınıfa gitmeli" diyor, bir başkası ise "arkadaşlarından kopar" uyarısı yapıyor. Karar ise sizde: sınıf atlatmak ya da atlatmamak.
- Hızlandırma ne demek
- Araştırmalar ne söylüyor
- Karar verirken bakılacak noktalar
- Sınıf atlamadan önce düşünülebilecek yollar
- Mevzuat ve süreç
- Psikolog bu süreçte ne yapabilir
Bu yazı kararı sizin yerinize vermez. Hızlandırmanın ne olduğunu, araştırmaların neyi söylediğini ve karar verirken hangi sorulara bakılabileceğini anlatır.
Hızlandırma ne demek
Hızlandırma, üstün yetenekli bir çocuğun eğitim programını yaşıtlarından daha hızlı tamamlaması ya da programa olağandan daha erken yaşta katılmasıdır. Sınıf atlama bunun en bilinen biçimidir, ama tek biçimi değildir. Erken okula başlama, birleştirilmiş sınıflar, tek bir derste üst sınıfta ders alma ve ileri düzey içeriğe geçme de hızlandırma kapsamında anılır (Akkaş ve Tortop, 2015).
Yani karar "sınıf atlasın ya da atlamasın" ikilisinden ibaret değildir. Çocuğun ihtiyacına göre daha küçük ve esnek adımlar da olabilir.
Araştırmalar ne söylüyor
Sınıf atlatmayı konu alan Türkçe bir derleme, bu uygulamanın savunulan yanlarını ve kaygıları birlikte ele alır. Derlemeye göre hızlandırılan üstün yetenekli çocuklarda akademik başarı, motivasyon ve benlik algısı açısından olumlu sonuçlar bildirilmiş, ciddi bir uyum sorunu rapor edilmemiştir. Benlik saygısında geçici ve küçük dalgalanmalar görülebilmektedir. Ayrıca derlemede, sıkılma, huzursuzluk ve beklenenin altında başarı gibi sorunların hızlandırmayla azalabildiği belirtilir (Oğurlu, 2011).
Öte yandan kaygılar da yok sayılmaz. Bir başka Türkçe derlemeye göre çocukların fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimi zihinsel gelişimi kadar hızlı ilerlemeyebilir ve hızlandırma, bedensel ve duygusal olarak daha olgun yaşıtlarla ilişkilerde güçlük yaratabilir. Aynı derlemede bazı araştırmacıların, üstün yetenekli çocukların yaş farkını zihinsel olarak telafi edebildiğini savunduğu da aktarılır (Genç, 2016).
Bu iki bakış birbirini çürütmez. Araştırmalar ortalama sonuçlardan söz eder. Sizin çocuğunuz ise ortalama değil, tek bir çocuktur. Bu yüzden genel sonuçlar karar için bir başlangıç noktasıdır, tek başına cevap değildir.
Karar verirken bakılacak noktalar
Hızlandırma kararı tek bir ölçüte değil, birkaç alana birlikte bakılarak verilir. Şu sorular konuşmayı kolaylaştırabilir:
- Çocuk bulunduğu sınıfın içeriğine ne kadar hâkim? Öğretmen, çocuğun bu sınıfta gerçekten öğrenme fırsatı bulamadığını gözlemliyor mu?
- Çocuk duygusal olarak hazır mı? Hata yapmaya, yeni bir ortama alışmaya ve daha büyük çocukların arasında olmaya ne kadar dayanıklı?
- Sosyal olarak nasıl? Şu anki arkadaşlıkları güçlü mü, yoksa zaten yalnız kalıyor mu? Üst sınıfta bunun nasıl olacağı tahmin edilebilir mi?
- Çocuğun kendi isteği ne? Kararı çocuğa yüklemeden, ona danışmak ve sürecin nedenini açıklamak gerekir.
- Fiziksel olarak sınıfta ne kadar fark olacak? Boy ve beden gelişimi, özellikle ilkokuldan ortaokula geçişte çocuğun rahatlığını etkileyebilir.
- Okul bu süreci destekleyecek mi? Yeni sınıftaki öğretmenin çocuğu tanıması ve uyum döneminde yanında olması kararın seyrini değiştirir.
Bu soruların hepsine "evet" demek şart değildir. Önemli olan, kararın gerekçesinin açık olması ve çocuğun sürece katılmasıdır.
Sınıf atlamadan önce düşünülebilecek yollar
Bazı çocuklarda sorun "yaş" ya da "sınıf" değil, derse sunulan içeriğin düzeyidir. Bu durumda aynı sınıfta kalarak daha ileri düzey çalışmalar yapmak, çocuğun ilgisini ayırdığı alanlarda ek etkinliklere katılması ya da BİLSEM gibi destek programlarından yararlanması da gündeme gelebilir. Bunların hangisinin uygun olduğu çocuğa ve okula göre değişir.
Hızlandırmayı düşünürken bir de geri dönüşü hesaba katmak yararlıdır. Çocuk yeni sınıfa uyum sağlamazsa ne olacağı, sürecin nasıl izleneceği ve hangi noktada tekrar değerlendirme yapılacağı baştan konuşulmalıdır.
Zamanlama da etkili olabilir. Aynı karar farklı zamanlarda farklı sonuç verebilir. Okulun ilk haftalarında, yeni bir öğretmenle ve yeni bir arkadaş grubuyla başlamak çoğu çocuk için daha kolaydır. Dönemin ortasında yapılan geçişte ise çocuk hem yeni içeriğe hem hazır oluşmuş arkadaş gruplarına girmek zorunda kalır.
Taşınma, kardeş doğumu ya da aile içinde yaşanan başka büyük bir değişiklikle aynı döneme denk gelen bir geçiş de çocuğu fazladan yorabilir. Mümkünse büyük değişiklikleri üst üste yığmamak iyi olur.
Kararı çocukla nasıl konuşmalı. Çocuk kararın dışında bırakılırsa, hızlandırma ona bir ödül gibi de bir ceza gibi de gelebilir. Her iki durumda da çocuk, sürecin sahibi olmadığını hisseder.
Konuşmayı sade tutabilirsiniz. "Derste sıkıldığını görüyoruz. Bir üst sınıfa geçmek ya da sınıfında kalıp farklı etkinlikler yapmak gibi seçenekleri düşünüyoruz. Sen ne düşünüyorsun?" gibi bir giriş, çocuğa söz hakkı verir. Cevabı hemen almak şart değildir, çocuk düşünmek için zaman isteyebilir.
Çocuğun kaygılarını dinleyin. "Arkadaşlarım ne der", "derslerde zorlanırsam ne olur", "eski sınıfıma dönebilir miyim" gibi sorular çok yaygındır. Hepsinin cevabını bilmek zorunda değilsiniz. "Bunu birlikte öğreneceğiz" demek de yeterlidir.
Çocuğa kesin sözler vermekten kaçının. "Orada çok mutlu olacaksın" gibi bir cümle, işler beklediğiniz gibi gitmezse çocuğu daha yalnız bırakabilir. Yerine "ilk haftalarda zorlanabilirsin, yanında olacağız" demek daha dürüst ve daha destekleyicidir.
Çocuğun yeni sınıfa geçtikten sonra ilk haftalarda yorgun, sessiz ya da huzursuz olması olağan sayılabilir. Bu durumun birkaç haftadan uzun sürmesi, çocukla ve okulla yeniden konuşmak için bir işaret olabilir.
Mevzuat ve süreç
Sınıf atlatma, okul ve il milli eğitim müdürlüğü üzerinden yürüyen bir süreçtir. Şartlar, başvuru biçimi ve gerekli belgeler zaman içinde değişebildiği için, güncel durumu okuldan ve ilgili milli eğitim müdürlüğünden teyit etmenizi öneririm. Bu yazıdaki bilgiler mevzuata ilişkin bir açıklama içermez.
Süreçte okul rehberlik servisi ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) de bilgi verebilir. Çocuğun BİLSEM tanılama süreci varsa o dosyadaki bilgiler de konuşmaya katkı sağlayabilir.
Psikolog bu süreçte ne yapabilir
Psikolog hızlandırma kararını vermez. Bu karar aile, çocuk ve okulun ortak sürecidir ve yasal bir çerçeveyle yürür. Psikolog ise karara girdi sağlayabilir. Çocukla görüşerek duygusal hazırlığını, arkadaşlık durumunu ve kaygı düzeyini değerlendirir. Gerekirse bilişsel değerlendirme yaparak çocuğun güçlü ve zorlandığı alanlarını ortaya koyar. Aileyle de çocuğun yeni ortama uyum sürecinde neler yapılabileceğini konuşur.
Çocuğun sıkılmasının arkasında dikkat alanında bir farklılık, kaygı ya da öğrenme güçlüğü olabileceği düşünülürse, bu değerlendirmeyi çocuk ve ergen psikiyatristi yapar. Tanı koymak ve ilaç tedavisi düzenlemek çocuk ve ergen psikiyatristinin yetkisindedir. Bu ihtimal bazen kararı değiştirebilir, çünkü sıkılmanın nedeni içerik düzeyi değilse sınıf atlamak sorunu çözmez.
Karar verildikten sonra da süreç bitmez. Yeni sınıfa geçişin ilk haftalarında çocuğun nasıl hissettiğini, arkadaşlık kurup kurmadığını ve okul isteğini izlemek gerekir. Bir sorun belirdiğinde bunu erken fark etmek, çocuğun uyumunu kolaylaştırır.
Kaynaklar
Bu yazı aşağıdaki çalışmalardan yararlanılarak hazırlandı. Yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, tanı yerine geçmez.
- Akkaş, Tortop (2015). Üstün Yetenekliler Eğitiminde Farklılaştırma: Temel Kavramlar, Modellerin Karşılaştırılması ve Öneriler. Üstün Zekâlılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi, 2(2). Kaynağa git
- Üstün Yetenekli Bireylere Yönelik Eğitim Uygulamaları. Üstün Zekâlılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi. Kaynağa git
İlgili hizmet
Üstün yetenek değerlendirmesi hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: Üstün Yetenekli Çocukların Değerlendirilmesi



