Yemek masasında fark ettiniz. Çocuğunuz gözlerini sık sık, sertçe kırpıyor. Önce gözü kaşınıyor sandınız, göz doktoruna götürdünüz, bir şey çıkmadı. Sonra bir de omuz silkme eklendi. Şimdi her yemekte gözünüz oraya kayıyor ve kendinizi "yapma şunu" demekten alamıyorsunuz.
Sonra bir şey daha fark ediyorsunuz: siz uyardıkça artıyor. Misafir geldiğinde artıyor. Sınav haftası artıyor. Oyuna dalıp gittiğinde ise neredeyse tamamen kayboluyor. Bu tuhaf düzen, ailelerin en çok kafasını karıştıran şey.
Şunu söyleyeyim: tikler çocuğun isteyerek yaptığı bir şey değil. Bir alışkanlık ya da şımarıklık da değil. Ve okul çağında hiç seyrek görülmüyor. Çocukların önemli bir kısmı hayatının bir döneminde tik yaşıyor, çoğunda da aylar içinde geçiyor.
Tik nedir?
Tik, ani gelen, tekrarlayan, ritmik olmayan bir hareket ya da ses. Çocuk bunu planlayarak yapmıyor. Çoğu çocuk tikten hemen önce içinde bir gerilim, bir kaşınma benzeri his tarif ediyor. Tik geldiğinde o his rahatlıyor. Aksırık gelmeden önceki his gibi düşünebilirsiniz: bir süre tutabilirsiniz, ama tutmak zahmetli ve sonunda daha güçlü geliyor.
İki ana grupta toplanıyor:
- Motor tikler: Göz kırpma, göz devirme, burun çekme, yüz buruşturma, omuz silkme, baş sallama, kolun ani hareketi.
- Vokal tikler: Boğaz temizleme, geniz çekme, hırlama, öksürük benzeri sesler, ıslık, kelime ya da hece tekrarı.
Vokal tikler sık sık alerji ya da geçmeyen bir öksürük sanılıyor. Ailelerin bir kısmı bize aylarca süren, hiçbir ilaca cevap vermemiş bir öksürük hikâyesiyle geliyor.
Tikler ayrıca basit ve karmaşık diye de ayrılıyor. Basit tik tek bir kas grubunu ilgilendiren kısa bir hareket, örneğin göz kırpma. Karmaşık tik ise birkaç hareketin sıralı biçimde gelmesi, örneğin başı çevirip aynı anda omuz silkmek. Ailelerin karmaşık tikleri "yapmacık" sanma ihtimali daha yüksek, çünkü isteyerek yapılmış gibi duruyor. Öyle değil.
| Geçici (provizyonel) tik bozukluğu | Tourette sendromu | |
|---|---|---|
| Süre | Bir yıldan kısa | Bir yıldan uzun |
| Tik türü | Motor ya da vokal, biri ya da ikisi | Birden fazla motor tik ve en az bir vokal tik birlikte |
| Seyir | Çoğunlukla aylar içinde azalır ve kaybolur | Dalgalanır, bazı dönemler artar bazı dönemler geriler |
| Sıklık | Okul çağında oldukça yaygın | Daha seyrek |
| Tanıyı kim koyar | Çocuk ve ergen psikiyatristi ya da çocuk nöroloğu | Çocuk ve ergen psikiyatristi ya da çocuk nöroloğu |
Tabloyu bilgi olsun diye yazdım, kendi kendinize karar vermeniz için değil. Bu ayrımı yapmak hekimin işi. Ben bir psikoloğum, teşhis koymam; yaptığım şey değerlendirme, çocukla çalışma ve gerektiğinde yönlendirme.
Belirtileri neler?
Tiklerin kendisi zaten görünür. Asıl bakılması gereken şey, tikin çevresindeki düzen:
- Hareket ya da ses ani geliyor, çocuk fark etmeden başlıyor
- Yorgunlukta, heyecanda ve stresli dönemlerde artıyor
- Dikkat gerektiren bir işe dalınca (kitap okumak, enstrüman çalmak, oyun) azalıyor
- Kısa süre bastırılabiliyor, ama sonrasında toplu halde geri geliyor
- Zamanla şekil değiştiriyor: göz kırpma gidiyor, yerine omuz silkme geliyor
- Uykuda genellikle kayboluyor ya da belirgin biçimde azalıyor
- Çocuk bazen fark ediyor ve utanıyor, bazen hiç farkında olmuyor
Kısa ayrım: Alışkanlık davranışı (tırnak yeme, saç burma) genellikle bir amaca hizmet eder ve dikkat verildiğinde durdurulabilir. Tik ise ani gelir, öncesinde bir gerilim hissi vardır ve bastırıldığında rahatlama değil birikme yaratır. Bu ayrım, evdeki yaklaşımı da değiştiriyor.
Tikler neden ortaya çıkıyor?
Tiklerin kökeninde nörobiyolojik bir yatkınlık var. Hareketi düzenleyen beyin devrelerinin çalışma biçimiyle ilgili ve ailesel bir yatkınlık sık görülüyor. Yani tik, ailenin yarattığı bir şey değil.
Stres tikleri başlatmıyor, ama var olan tikleri belirgin biçimde artırıyor. Şunlar sık karşılaştığım tetikleyiciler:
- Yorgunluk ve uykusuzluk. Uyku düzeni bozulan çocukta tikler neredeyse her zaman artıyor.
- Heyecan. Doğum günü, tatile çıkış, sevdiği bir maç. Tikler sadece kötü duyguyla artmıyor.
- Sınav dönemleri ve okul yükü.
- Üzerine gidilmesi. "Yapma", "tut kendini", "yine başladın" cümleleri tikleri düzenli olarak artırıyor.
- Eşlik eden kaygı ya da dikkat sorunları. Tiklere sık sık dikkat eksikliği ya da kaygı tabloları eşlik ediyor. Bunları da değerlendirmek gerekiyor.
Dördüncü maddeyi biraz açayım, çünkü ailelerin en çok yardım isteyeceği yer burası. Çocuk tikini bastırmak için çaba harcadığında dikkatinin bir kısmı oraya gidiyor. Gerilim birikiyor. Uyarı bittiğinde ya da çocuk rahatladığında tikler toplu halde geri geliyor. Yani iyi niyetli bir uyarı, istemeden tikin yakıtı oluyor.
Aynı şey utandırma için de geçerli. Sofrada "misafirin yanında yapma" demek ya da kardeşin taklit etmesi, çocuğu tikine karşı tetikte hale getiriyor. Tetikte olmak da tam olarak tikleri artıran zemin. Evde bu döngüyü kırmak, çoğu ailede ilk somut kazanç oluyor.
Ne zaman uzman desteği almalı?
Şu durumlarda değerlendirme yaptırmak doğru olur:
- Süre: Tikler yaklaşık bir yılı geçmiş ve devam ediyorsa.
- İşlev: Çocuk okulda yazı yazmakta zorlanıyor, derse odaklanamıyor, tikleri yüzünden arkadaş ortamından kaçınıyorsa.
- Acı ve incinme: Tik boyun ya da omuz ağrısına yol açıyorsa, ya da çocuk alay edildiği için kendini kötü hissediyorsa.
- Eşlik eden tablolar: Kaygı, dikkat sorunları, takıntılı düşünceler ya da ani öfke patlamaları eşlik ediyorsa.
Şunu net yazayım: tik bozukluğunun türünü ve tanısını çocuk ve ergen psikiyatristi ya da çocuk nöroloğu belirler. İlaç kullanılıp kullanılmayacağı da yalnızca hekimin karar vereceği bir konu. Tiklerin büyük kısmında ilaç zaten gündeme gelmiyor.
Nasıl çalışıyoruz?
Tiklerde ilk yaptığım şey ailenin yükünü hafifletmek. Çünkü çoğu ailede evdeki gerginlik tiklerin kendisinden daha fazla yıpratıyor.
Aileyle: Tikin ne olduğunu, neyin artırdığını ve uyarmanın neden ters tepiğini konuşuyoruz. Evdeki dili birlikte değiştiriyoruz. Kardeşlere ne söyleneceğini de planlıyoruz, çünkü kardeş alayı ciddi bir tetikleyici.
Çocukla: Yaşı uygun olan ve kendi tikini fark edebilen çocuklarda Habit Reversal (alışkanlık tersine çevirme) yaklaşımıyla çalışıyorum. Bu yaklaşım üç parçadan oluşuyor. Birincisi farkındalık: çocuk tikinden hemen önceki o gerilim hissini tanımayı öğreniyor. İkincisi rakip tepki: o his geldiğinde tikle bağdaşmayan, kimsenin fark etmeyeceği küçük bir hareket yapıyor, örneğin omuz silkme tikinde omuzları hafifçe aşağı doğru sabit tutmak. Üçüncüsü de ortam düzenlemesi: tikin arttığı durumların ve verilen tepkilerin gözden geçirilmesi.
Bunun yanına gevşeme ve nefes çalışması, kaygı belirginse bilişsel davranışçı terapi ekleniyor. Küçük yaş grubunda ise doğrudan tik çalışması yerine oyun terapisi ve ebeveyn danışmanlığı daha uygun oluyor.
Beklentiyi de baştan konuşuyorum: hedef her zaman tikleri sıfırlamak değil. Hedef, tiklerin çocuğun hayatını daraltmasını engellemek ve çocuğun kendisiyle barışık kalması. Çoğu çocukta tikler zaten zamanla geriliyor.
Evde yapabilecekleriniz
- Uyarmayın. "Yapma", "tut kendini", "yine başladın" cümlelerini bırakın. En zor ama en etkili adım bu.
- Bakmayın. Tik geldiğinde gözünüzü oraya çevirmemeye çalışın. Çocuk sizin bakışınızı fark ediyor.
- Uykuyu koruyun. Düzenli ve yeterli uyku, tiklerde en çok işe yarayan basit adımlardan biri.
- Kardeşe ve akrabaya açıklayın. "Bu onun elinde olan bir şey değil, konuşulmayacak" cümlesi çoğu zaman yeterli.
- Öğretmenle konuşun. Öğretmenin durumu bilmesi, sınıfta yapılan bir uyarıyı önlüyor. Bunu çocuğunuza da söyleyerek yapın.
- Yoğun dönemleri hafifletin. Tiklerin arttığı haftalarda programı seyreltmek, tikleri konuşmaktan daha etkili oluyor.
- Çocuğunuz sorarsa dürüst olun. "Bazı çocuklarda böyle hareketler olur, bu senin suçun değil ve zamanla azalıyor" cümlesi çoğu çocuğu belirgin biçimde rahatlatıyor.
Ailelerin sık sorduğu bir şeye de değineyim: ekran süresi ve şeker tikleri başlatmıyor. Ama uzun ekran süresi uykuyu bozduğu ve heyecanı yükselttiği için dolaylı olarak tikleri artırabiliyor. Yani asıl mesele ekranın kendisi değil, uykuya ve dinlenmeye ne kadar yer kaldığı.
Tikler ailelerin sandığından çok daha yaygın ve çoğu çocukta zamanla geriliyor. Zorlayan kısmı genellikle tikin kendisi değil, çevrenin ona verdiği tepki. Orayı değiştirmek elimizde.
Sık sorulan sorular
İlgili çalışma
Bilişsel Davranışçı Terapi hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: Çocuklarda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)



