Çocuk (5-12 yaş)

Çocuklarda DEHB: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

11 dakikalık okuma Psikolog Esra Gamgam Gökdemir 15 dk ücretsiz ön görüşme
Çocuklarda DEHB: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Akşam sekiz. Ödev masasının başında bir saattir oturuyorsunuz ve defterde yazılı üç cümle var. Kalem elinden kayıyor, silgi bir arabaya dönüşüyor, aklına birden ertesi günkü beden dersi geliyor. "Sadece şunu bitir" diyorsunuz. "Tamam" diyor. Otuz saniye sonra sandalye boş.

Bu masayı bana anlatan ailelerin çoğu iki cümleyle geliyor: "Aslında zeki, istese yapar" ve "Ben mi yeterince tutarlı olamadım?" İkisi de çok anlaşılır, ikisi de yanlış. Dikkat, istemekle açılıp kapanan bir düğme değil. Ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, evdeki kuralların gevşekliğinden doğmuyor.

Bu yazıda dikkat testlerini anlatmayacağım, onu ayrı bir yazıya bıraktım. Burada konuşmak istediğim şey daha temel: çocuklarda DEHB tam olarak ne, evin ve sınıfın içinde neye benziyor, tanıyı kim koyuyor ve siz yarın sabah neyi farklı yapabilirsiniz.

Çocuklarda DEHB nedir?

DEHB, dikkati yönlendirme, dürtüleri tutma ve hareket düzeyini ayarlama becerilerinin yaşa göre beklenenden daha zor geliştiği nörogelişimsel bir tablo. Buradaki anahtar kelime "nörogelişimsel". Yani sonradan edinilmiş bir alışkanlık değil, beynin yürütücü işlevler dediğimiz sisteminin farklı bir tempoda olgunlaşması.

Yürütücü işlevler günlük hayatın görünmez trafik memuru. Bir işe başlamak, sıkıcı olduğu halde devam etmek, araya giren uyaranı görmezden gelmek, aklından çıkmadan önce yapmak, sonucunu düşünüp beklemek. Bu becerilerin her çocukta olgunlaşması zaman alıyor. DEHB'de bu süreç daha yavaş ilerliyor ve aradaki fark çocuğun günlük hayatını zorlayacak kadar büyüyor.

Bir noktanın altını çizeyim: DEHB dikkat yokluğu değil, dikkatin düzenlenememesi. Aynı çocuk sevdiği bir oyuna üç saat kesintisiz gömülebilir. Aileler bunu görünce "demek ki istese yapıyor" diye düşünüyor. Oysa ilgi çekici olana kilitlenmek de, sıkıcı olandan kopmak da aynı düzenleme güçlüğünün iki yüzü.

Üç alt tip birbirinden nasıl ayrılıyor?

DEHB tek bir görünüm değil. Üç alt tipi var ve ikisi birbirine neredeyse hiç benzemiyor. Bu yüzden aynı tanıyı taşıyan iki çocuk sınıfta bambaşka görünebiliyor.

Alt tipSınıfta ve evde nasıl görünüyor?
Dikkatsizliğin baskın olduğu tipSessiz, dalgın, hayal kurar görünen çocuk. Yönergeyi kaçırır, eşyalarını kaybeder, ödevi yapar ama teslim etmeyi unutur. Kimseyi rahatsız etmediği için yıllarca fark edilmeyebilir.
Hiperaktivite ve dürtüselliğin baskın olduğu tipYerinde duramayan, sırasını bekleyemeyen, sorunun sonunu getirmeden cevabı söyleyen çocuk. Riski hesaplamadan hareket eder, kazalar sık olur. Genellikle erken fark edilir.
Birleşik tipHer iki grubun belirtileri bir arada. Kliniğe en sık gelen görünüm bu.

Alt tipler yaşla birlikte yer değiştirebiliyor. Küçükken masanın üstüne çıkan bir çocuk, ortaokulda daha çok içsel bir huzursuzluk ve dağınıklıkla gelebiliyor. Bu, tablonun geçtiği anlamına gelmiyor, biçim değiştirdiği anlamına geliyor.

Belirtileri neler?

Aşağıdakiler her çocukta zaman zaman görülür. Anlamlı olan, birkaçının uzun süredir birlikte görülmesi ve birden fazla ortamda, yani hem evde hem okulda tekrarlaması.

  • Ayrıntıları gözden kaçırma, dikkatsizlik hatalarının sürekliliği
  • Sıkıcı işte dikkati sürdürememe, kolay dağılma
  • Karşısındaki konuşurken dinlemiyor gibi görünme
  • Çok adımlı yönergeleri yarıda bırakma
  • Düzen kurmakta ve zaman planlamakta belirgin zorlanma
  • Eşyaları sık kaybetme, unutkanlık
  • Yerinde duramama, ellerin ve ayakların sürekli hareket etmesi
  • Sırasını bekleyememe, sözü kesme
  • Düşünmeden hareket etme, sonucunu sonra fark etme

Bir de listelerde geçmeyen ama odamda çok duyduğum şeyler var: sabah hazırlanmanın her gün kavgaya dönüşmesi, yatma saatinin uzayıp gitmesi, "aynı şeyi kırk kez söylüyorum" cümlesi ve akşamları çocuğun kendi kendine "ben zaten beceremiyorum" demesi. Bu son cümle, tablonun en çok üzerinde durulması gereken parçası.

Kızlarda neden daha geç fark ediliyor?

Kız çocuklarında DEHB uzun süre gözden kaçabiliyor, çünkü daha sık dikkatsizliğin baskın olduğu tiple geliyor. Sınıfta kimseyi rahatsız etmiyor, sesini yükseltmiyor, camdan dışarı bakıyor. Öğretmen "biraz dalgın ama tatlı çocuk" diyor. Şikâyet olmayınca değerlendirme de olmuyor.

İkinci bir sebep, kızların sosyal beklentiye uyum sağlamak için erken yaşta telafi stratejileri geliştirmesi. Fazladan çalışıyor, listeler yapıyor, hatalarını gizliyor. Bu çabanın bedeli genellikle yorgunluk, kaygı ve kendine dönük sert bir eleştiri sesi oluyor. Ortaokulda dersler ağırlaşıp telafi yetmeyince tablo aniden görünür hale geliyor ve o zaman da çoğu zaman "tembellik" ya da "ergenlik" diye okunuyor.

Kısa ayrım: Hareketli, meraklı, enerjisi yüksek bir çocuk hikâyenin tamamı değil. Belirleyici olan enerji değil işlev: çocuk okuldaki başarısını, arkadaşlık kurmasını, evdeki huzuru ve kendine dair düşüncesini bu yüzden kaybediyor mu? Bu ayrımı ve tanıyı çocuk ve ergen psikiyatristi yapar.

Neden oluyor?

En sık sorulan soru bu ve en net cevap verebildiğim yer de burası: tek bir sebep yok, ama sebeplerin arasında ailenin ilgisizliği de yok.

  • Kalıtım. DEHB, genetik yatkınlığın en belirgin olduğu tablolardan biri. Ailede benzer bir hikâye çok sık çıkıyor.
  • Beynin dikkat ve ödül sistemlerindeki farklılıklar. Yürütücü işlevleri yöneten ağların olgunlaşma temposu farklı ilerliyor.
  • Doğum öncesi ve çevresel etkenler. Erken doğum, düşük doğum ağırlığı, gebelikte sigara ve alkol maruziyeti gibi başlıklar riski artırıyor.
  • Uyku ve yaşam düzeni. DEHB'yi tek başına oluşturmuyor ama var olan tabloyu belirgin biçimde ağırlaştırıyor.

Ekran süresi sık gündeme geliyor. Uzun ekran süresi dikkati zorluyor, bunu görüyoruz. Ancak DEHB ekrandan doğmuyor; dikkati zorlanan çocuklar ekranın hızlı ödülüne daha çok tutunuyor ve ilişki çoğu zaman bu yönde işliyor.

Değerlendirme süreci nasıl işliyor ve ne zaman başvurmalı?

Şu üç başlık birlikte bakıldığında yol gösteriyor:

  • Süre: Belirtiler altı aydan uzun süredir mi var ve on iki yaşından önce başlamış mı?
  • Yaygınlık: Yalnızca evde mi görülüyor, yoksa okulda ve sosyal ortamlarda da mı?
  • İşlev: Akademik hayatını, arkadaşlıklarını ya da kendine güvenini gerçekten etkiliyor mu?

Üçüne birden "evet" diyorsanız, beklemek yerine bir değerlendirme planlamak daha iyi. Süreç tek bir testle yürümüyor. Genellikle aileyle ayrıntılı görüşme, çocuğun gelişim ve sağlık öyküsü, öğretmen gözlemleri ve standart ölçekler, gerektiğinde bilişsel ve dikkat değerlendirmesi bir arada değerlendiriliyor. Bu bilgileri bir araya getirmek benim işim. Tanıyı ise çocuk ve ergen psikiyatristi koyar. İlaç konusu da aynı yere ait: ilaç kullanılıp kullanılmayacağı, hangi dozda ve ne kadar süreyle olacağı hekimin karar vereceği bir konu. Ben ne öneri veririm ne de bu kararı yorumlarım; ailenin sorularını hekimine taşımasına yardımcı olurum.

Emin olamıyorsanız, ücretsiz ön görüşme tam olarak bunun için var. Tabloya bakıp bir sürece gerek olmadığını söylediğim aileler de az değil.

Nasıl çalışıyoruz?

Çocukla: İlkokul çağında oyun temelli çalışmayla başlıyorum, çünkü bu çocukların çoğu odaya "başarısızım" duygusuyla geliyor. Önce o duyguyu hafifletmek gerekiyor. Sonra sıra ile bekleme, plan kurma, işi parçalara bölme ve öfke anında durabilme üzerine somut beceriler çalışıyoruz. Daha büyük çocuklarda bilişsel davranışçı yaklaşımla zaman yönetimi ve organizasyon becerileri ekleniyor.

Aileyle: Ebeveyn danışmanlığı bu tabloda sürecin yardımcı parçası değil, merkezi. Yönergenin nasıl verildiği, sabah ve ödev rutininin nasıl kurulduğu, olumlu davranışın nasıl fark edildiği üzerine çalışıyoruz. En hızlı değişimi genellikle burada görüyorum.

Okulla: Ailenin izniyle öğretmenle ortak bir plan kuruyoruz. Oturma düzeni, yönergenin kısa ve tek adımlı verilmesi, sınav süresinde esneklik, ödevin defterde değil ajandada takibi gibi küçük ayarlamalar çocuğun gününü belirgin biçimde kolaylaştırıyor. Öğretmenin "bu çocuk beni takmıyor" cümlesinden "bu çocuk zorlanıyor" cümlesine geçmesi tek başına çok şey değiştiriyor.

Evde yapabilecekleriniz

  • Yönergeyi tek adıma indirin. "Hazırlan" değil, "çorabını giy". İki adım aynı anda verildiğinde ikincisi kayboluyor.
  • Göz teması ve yakınlık kurun. Mutfaktan seslenilen cümle bu çocuklara çoğu zaman hiç ulaşmıyor.
  • Zamanı görünür yapın. Kum saati, zamanlayıcı ya da duvarda asılı basit bir çizelge, "biraz sonra" ifadesinden çok daha işe yarıyor.
  • Ödevi parçalara bölün. Yirmi dakika çalışma, beş dakika hareket molası. Molayı ekran değil, hareket olarak kurgulayın.
  • Olumlu olanı adıyla söyleyin. "Aferin" yerine "bugün ara vermeden iki soru bitirdin, bunu fark ettim".
  • Uykuyu ciddiye alın. Yetersiz uyku, dikkat belirtilerini olduğundan ağır gösteriyor.

DEHB geçmiyor, ama çocuk büyüdükçe kendi sistemini kurmayı öğreniyor. Doğru zamanda verilen destekle bu çocukların çoğu okulunu, işini ve ilişkilerini taşıyabilecek bir düzen kuruyor. Enerjileri, merakları ve alışılmadık düşünme biçimleri de yolda kayboluyor değil, yanlarında kalıyor.

Sık sorulan sorular

İlgili çalışma

MOXO Dikkat Testi hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: MOXO Dikkat Testi ve DEHB Değerlendirmesi

WhatsApp'tan yazın Randevu formu

S.S.S.

Sık sorulan sorular

DEHB tanısını kim koyar?
Tanıyı çocuk ve ergen psikiyatristi koyar. Ben aile görüşmesi, gelişim öyküsü, öğretmen gözlemleri ve gerektiğinde dikkat ve bilişsel değerlendirmelerle tabloyu ayrıntılı biçimde ortaya koyarım, ancak tanı hekimin alanında. Süreci çoğu zaman psikiyatristle iş birliği içinde yürütüyoruz.
Çocuğuma mutlaka ilaç mı başlanacak?
Bu tamamen hekimin karar vereceği bir konu ve her çocukta aynı sonuca varılmıyor. Hafif tablolarda davranışsal çalışma ve okul düzenlemeleri tek başına yeterli olabiliyor. İlaç gündeme geldiğinde de terapi ve ebeveyn çalışması yerini koruyor, çünkü ilaç beceri öğretmiyor.
Kızımda hiç hareketlilik yok, DEHB olabilir mi?
Olabilir. Dikkatsizliğin baskın olduğu alt tipte hareketlilik hiç bulunmayabiliyor ve bu görünüm kız çocuklarında daha sık. Dalgınlık, unutkanlık, dağınıklık ve yönergeyi kaçırma bu tablonun ana başlıkları. Şikâyet sessiz olduğu için fark edilmesi genellikle yıllar alıyor.
Okulla iletişimi siz mi kuruyorsunuz?
Aile isterse ve yazılı izin verirse öğretmenle görüşüyorum. Amacım çocuğun durumunu anlatmak değil, sınıfta uygulanabilir birkaç somut düzenleme üzerinde anlaşmak. Bu iş birliği kurulduğunda çocuğun okul günü gözle görülür biçimde kolaylaşıyor.
Ücretsiz

Karar vermeden önce 15 dakika konuşalım.

Bir terapi sürecine başlamak büyük bir karar. Önce tanışalım: aklınızdaki soruyu anlatın, ben de bu konuda çalışmanın gerekip gerekmediğini, gerekiyorsa nasıl ilerleyeceğimizi açıkça söyleyeyim.

  • Ne konuşuyoruz?Çocuğunuzla ilgili gözleminizi ve endişenizi dinliyorum.
  • Ne alıyorsunuz?Bir çalışma gerekip gerekmediğine dair net bir yanıt.
  • Ne kadar sürüyor?15 dakika. Telefonla ya da görüntülü, size uygun olan nasılsa.

Randevu

Randevu almak için

Ön görüşme 15 dakika sürüyor ve ücretsizdir. Gözlemlerinizi dinliyor, bir çalışmanın gerekip gerekmediğini açıkça paylaşıyorum.

WhatsApp'tan yazın Randevu formunu doldurun +90 538 570 24 27
WhatsApp'tan yazın