Şöyle bir sahne çoğu evde tanıdıktır: Bir yıl önce çocuğunuz hangi bölümü okumak istediğini, hangi üniversiteyi hedefledigini heyecanla anlatıyordu. Şimdi masasında kitaplar duruyor ama açık değil, telefonuna bakıyor, siz "biraz çalışsan" dediğinizde "tamam" diyor ama bir şey değişmiyor. Sorduğunuzda "nasıl olsa olmuyor" ya da "boşver" gibi cevaplar alıyorsunuz.
Bu değişim aileleri çoğu zaman şaşırtıyor, çünkü çocuk bir süre önce isteklerini net bir şekilde ifade ediyordu. TYT ve AYT sürecinin uzunluğu, çok uzun süre yüksek motivasyonla çalışmayı zorlaştırıyor. Bu yazıda motivasyon düşüklüğünün altında genellikle ne yattığını, ne zaman geçici bir dalgalanma ne zaman üzerinde çalışılması gereken bir tablo olduğunu ve evde neyin yardımcı olabileceğini yazıyorum.
Motivasyon neden düşer: sadece tembellik değil
Motivasyon düşüklüğü, çoğu ebeveynin ilk düşündüğü gibi çocuğun isteksiz ya da tembel olmasından çok, birçok farklı sebebin bir araya gelmesinden kaynaklanıyor. Bunlardan biri, uzun süreli çalışmaya rağmen görülür bir ilerleme fark edilememesi. Çocuk aylardır çalışıyor ama deneme netleri istediği gibi yükselmiyorsa, beyin bu çabayı "sonuç vermiyor" olarak kodluyor ve çaba azalıyor.
Akademik erteleme davranışını inceleyen çalışmalar, erteleme davranışının çoğunlukla düşük öz düzenleme becerisiyle ve göreve yönelik olumsuz duygularla ilişkili olduğunu gösteriyor. Yani çocuk çalışmayı bırakmıyor çünkü çalışmak istemiyor, çalışmaya oturduğunda hissettiği yorgunluk, kaygı ya da yetersizlik hissinden kaçınmak için erteliyor. Kısa vadede rahatlama sağlıyor, ama uzun vadede motivasyonu daha da düşürüyor.
Yorgunluk da bu tabloda önemli bir yer tutuyor. Aylardır süren yoğun bir çalışma temposu, dinlenmeye fırsat bulunmadığında tükenmişliğe dönüşebiliyor. Tükenmiş bir öğrenci için "biraz daha çalış" demek, yakıtı bitmiş bir arabaya "biraz daha hızlan" demeye benziyor; istese de yapamıyor.
Bazı durumlarda ise mesele hedefin kendisiyle ilgili. Çocuk hedeflediği bölümü ya da mesleği aslında kendisi için değil, aile beklentisi için seçmişse, süreç uzadıkça bu hedefe bağlılığı zayıflıyor. "Bunu ben mi istiyorum, yoksa ailem mi istiyor" sorusu netleşmediğinde, motivasyon da net kalmıyor.
Ergenlik döneminin kendi dinamikleri de bu tabloya ekleniyor. Bu yaş grubunda kimlik arayışı, akranlarla kıyaslanma hassasiyeti ve geleceğe dair belirsizlik zaten yoğun bir şekilde yaşanıyor; sınav süreci bu yükün üzerine bir katman daha ekliyor. Bazı gençler bu yükü "hiç önemsemiyormuş" gibi davranarak, yani ilgisizmiş gibi görünerek yönetmeye çalışıyor. Bu davranış çoğu zaman gerçek bir ilgisizlik değil, çok fazla önemsediği için hayal kırıklığından korunma stratejisi oluyor.
Geçici düşüş mü, üzerinde çalışılması gereken tablo mu
Motivasyon dalgalanmaları TYT ve AYT sürecinde beklenen bir şey. Bir hafta yoğun çalışıp bir hafta biraz gevşemek, uzun bir maratonun doğal parçası. Aşağıdaki tabloda ne zaman beklenen bir dalgalanmadan, ne zaman üzerinde durulması gereken bir tablodan bahsettiğimize dair kaba bir ayrım var:
| Durum | Beklenen dalgalanma | Dikkat gerektiren |
|---|---|---|
| Süre | Birkaç gün, bir hafta içinde kendi kendine düzeliyor | Haftalar, aylardır aynı düşüklük sürüyor |
| Kapsam | Sadece bazı derslerde isteksizlik | Genel bir çekilme, tüm alanlarda ilgi kaybı |
| Duygu durumu | Ara sıra bezginlik, genel keyif korunuyor | Sürekli hüzünlü, sinirli ya da umutsuz bir hal |
| Sosyal hayat | Arkadaşlarıyla vakit geçirmeye devam ediyor | Arkadaşlarından, ailesinden de çekiliyor |
Kısa ayrım: Ara sıra "bugün hiç isteğim yok" demek beklenen bir şey. Aylardır süren, genel bir çekilmeye dönüşen ve diğer alanlara da yayılan bir isteksizlik ise üzerinde çalışılması gereken bir tablo.
Evde işe yaramayan yaklaşımlar
Bazı ebeveyn tepkileri, iyi niyetle yapılsa da motivasyonu daha da düşürüyor. Sürekli "sen yapabilirsin, azıcık gayret et" demek, çocuk kendini gerçekten yorgun hissediyorsa bir teselli değil, anlaşılmama hissi yaratıyor. "Kardeşinin senin yaşında ne kadar çalıştığını hatırlıyor musun" gibi kıyaslamalar ise motivasyonu artırmak yerine değersizlik hissini büyütüyor.
Baskıyı artırmak da genellikle ters etki yapıyor. "Bu sınavı kazanamazsan ne olacak" gibi tehditkar cümleler, kısa süreliğine çalışmayı zorlayabilir ama uzun vadede kaygıyı büyütüyor ve çocuğun sınavla ilişkisini daha da olumsuz hale getiriyor. Ebeveyn tutumları üzerine yapılan araştırmalar, aşırı kontrolcü ya da baskıcı bir tutumun çocuğun içsel motivasyonunu, yani kendi isteğiyle çalışma arzusunu azalttığını gösteriyor.
Evde yapabilecekleriniz
- Küçük, görünür hedefler koyun. "TYT'yi kazanmak" gibi büyük bir hedef yerine "bu hafta bu üç konuyu bitirmek" gibi kısa vadeli, ulaşılabilir hedefler, çocuğun ilerlemeyi hissetmesini sağlıyor.
- Dinlenmeyi plana dahil edin. Haftada belirli bir zaman dilimini tamamen çalışma dışı bırakmak, tükenmişliği önlemeye yardımcı oluyor. Sürekli çalışmak değil, sürdürülebilir çalışmak hedefleniyor.
- Süreci, sonucu değil ilerlemeyi konuşun. "Bugün ne öğrendin" sorusu, "kaç saat çalıştın" sorusundan daha yapıcı bir konuşma açıyor.
- Hedefin kime ait olduğunu birlikte netleştirin. Çocuğun hedeflediği bölüm ya da mesleğin kendi isteği olup olmadığını, yargılamadan, merakla sorun. Bu konuşma bazen motivasyonun asıl kaynağını ortaya çıkarıyor.
- Küçük başarıları fark edin. Bir denemede bir konuda ilerleme olduğunda bunu fark etmek ve söylemek, sadece genel netlere bakmaktan daha destekleyici oluyor.
- Kendi kaygınızı ayırt edin. Sizin kaygınız çocuğunuzunkinden farklı olabilir. Kendi kaygınızla onun motivasyon düşüklüğünü aynı konuşmada karıştırmamaya çalışın.
Ne zaman uzman desteği almalı
Bazı durumlarda motivasyon düşüklüğü, evde denenen yöntemlere rağmen sürüyor ya da daha geniş bir tabloya işaret ediyor. Aşağıdaki durumlarda bir değerlendirme almak faydalı olabilir:
- İsteksizlik aylardır sürüyor ve sadece çalışmayla sınırlı kalmayıp genel bir çekilmeye dönüşmüşse
- Çocukta uyku, iştah ya da enerji düzeyinde belirgin bir değişim varsa
- Kendini değersiz ya da umutsuz hissettiğine dair ifadeler sık tekrarlanıyorsa
- Dikkat dağınıklığı, unutkanlık ya da bir işi bitirememe hali sınav döneminden önce de vardıysa
Dikkatle ilgili bir zorlanma sürecin öncesinden beri varsa, bu ayrı bir değerlendirme gerektirebiliyor ve gerektiğinde MOXO dikkat testi gibi bir değerlendirmeye yönlendirme yapılabiliyor. Duygudurumla ilgili belirtiler baskınsa, tanı ve gerekirse ilaç tedavisi çocuk ve ergen psikiyatristinin karar vereceği bir konu.
Nasıl çalışıyoruz
TYT ve AYT sınav koçluğunda önce motivasyon düşüklüğünün altında ne olduğunu birlikte anlamaya çalışıyoruz: yorgunluk mu, hedefle ilgili bir belirsizlik mi, yoksa erteleme döngüsü mü. Sonra bu tabloya uygun, gerçekçi bir çalışma ve dinlenme düzeni birlikte kuruluyor. Gerektiğinde ebeveyn görüşmeleri de sürece eklenerek evdeki iletişimin bu çalışmayı desteklemesi sağlanıyor. Görüşmeler Kurtköy, Pendik'teki ofisimde yüz yüze ya da online olarak yapılabiliyor.
Bu çalışmanın amacı bir konuyu anlatmak ya da soru çözdürmek değil. Amaç, gencin kendi motivasyonunu yeniden bulmasına, çalışmayla ilişkisini yeniden kurmasına eşlik etmek. Bazı görüşmelerde birkaç hafta içinde küçük bir değişim görülüyor, bazılarında bu süreç daha uzun sürüyor; her ailenin ve her gencin kendi hızı oluyor, bu hızı zorlamamaya özen gösteriyorum.
Kaynaklar
Bu yazı aşağıdaki çalışmalardan yararlanılarak hazırlandı. Yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, tanı yerine geçmez.
- Balkıs, M. ve Duru, E. (2009). Akademik erteleme eğilimi, akademik başarı ilişkisinde genel ve performans benliği algısının rolü. Eğitim ve Bilim. Kaynağa git
- Grolnick, W. S. ve Ryan, R. M. (1989). Parent styles associated with children's self-regulation and competence in school. Journal of Educational Psychology. Kaynağa git
İlgili hizmet
YKS Sürecinde Psikolojik Destek hakkında ayrıntılı bilgi ve randevu için: YKS Sürecinde Psikolojik Destek



